…:: MAHMUT TOPTAŞ ::… TENCERE DİBİN KARA 25/03/2019 Pazartesi

Tarafından   26 Mart 2019

…:: MAHMUT TOPTAŞ ::…

TENCERE DİBİN KARA

25/03/2019 Pazartesi

Köyde elektriğin olmadığı günlerde, gecelerin uzun olduğu kış gecelerinde “Arabaşı” içildikten sonra gençler, kendi aralarında oynadıkları bir kara çalma oyunu vardır.

İki kişi arasında oynanır. İkisinin de oyunu önceden bilmemesi daha zevkli olur.

Bilgisiz iki kişi bulunamazsa bilgisiz bir kişiyle bilen biriyle de oyun oynanır.

Lambanın ışığında daha iyi olur.

Günümüzde elektrik aydınlığında oyunun gizemi açığa erken çıkar ve tadı olmaz.

Oyuna ikna edilen iki kişinin ikisi de oyunu bilmiyorlarsa öbür odada iki tane bakır tabağın yere konan alt tarafı yanan çıranın isiyle iyice karartılır.

Alt tarafı simsiyah olan, iç tarafı bembeyaz kalaylı olan tabaklar oyuna katılanların ellerine verilir.

Onlar kalaylı tarafı görürler, siyah tarafı göremezler.

Aralarında yarım metrelik mesafeyle karşı karşıya otururlar.

İkisi de ayrı ayrı uyarılırlar ve her birine şöyle denir: “Karşındakiyle sen oynayacaksın. Onun tabağının altı siyaha boyandı. O her yüzüne sürüşte yüzü kararacak. Sen çaktırmadan devam et” denir.

Oyuna başlarlar. Tabağın altına ellerini sürttükten sonra “bir” diyerek yüzlerine sürerler. İkisinin de yüzü kararıyor ama seyirciler her ikisini de görüyorlar ve gülüyorlar.

Oyuna katılanlar karşısındakini görüp gülmeye katılınca odadakilerin hepsi gülmekten kırılıp geçiyorlar.

Yüze sürme işi yirmi-yirmi beş defaya varınca oyunun tadı da kaçmaya başlar ve ikisine de birer ayna tutuverirler.

İşte o zaman oyuna katılan iki kişinin son gülüşleri biraz buruk olur.

Oyunu kuranlar önemlidirler.

Eşler arasına kara çalma oyunu oynarlar.

İki komşu arasında oynatırlar.

İki parti arasında oynatırlar.

İki devlet arasında oynatırlar.

Can ciğer iki arkadaşı birbirine kara çaldırırlar.

Kara çalanı da güldürürler, kara çalınanı da güldürürler.

Oyuna gelmemeye dikkat etmeli.

Karşındakine nasıl kara çalacağını biri sana öğretiyorsa, aynı adam karşı tarafa da öğretiyor demektir.

Sana silah satan veya bağışlayan, senin karşında olana da satıyor veya bağışlıyor demektir.

Hani çokça bu köşede hatırlattığım bir hadisi şerifte sevgili peygamberimiz:

المؤمن مرآة المؤمن

“Mü’min, mü’minin aynasıdır” (Ebu Davud K. Edeb Hadis no:4918 Tirmizi birr Hadis no:1930). buyurduğunu yazmıştım.

Karşımızda gördüğümüz aynı zamanda bizim yüzümüzdür.

Karşı komşunun yolunu ve duvarını karaya boyarsak kendi manzaramızı kapkara yapmış oluruz.

“O benim yüzümü karartıyor, benim evimin duvarını boyayıyor” denebilir.

Sen onun söylediklerini dinle ve doğruysa yanlıştan dön ve ona teşekkür et.

Doğru söylemiyorsa gül ve geç.

Yalnız dikkat et, sen kendini temiz zannedebilirsin.

Bazı yanlışlar, haramlar, çokça kullanıldığında haram olmaktan çıktığını zannedebilirsin.

Uyaranın uyarısına dikkat et.

Eşin sana “Gece horluyorsun” dediğinde “Horlasam ben de duyarım” deyip onu yalanlama.

Bir baş sarımsağı yedikten sonra, sana “kokuyorsun” diyene “Ben neden kokuyu almıyorum” diyerek karşı çıkma.

Lokman Hekime sordular: “edebi kimden öğrendin?

Lokman cevap verdi: Edepsizlerden.

Edepsizlikten ve edepsizlerden yalana değil, Allah’a sığınalım.

#MahmutToptas #Mhmt190325

(4)

Loading Facebook Comments ...