…:: MAHMUT TOPTAŞ ::… ŞİİR OKUMAK DA DİKKAT GEREKTİRİR 27/01/2020 Mahmut Toptaş

Tarafından   28 Ocak 2020

…:: MAHMUT TOPTAŞ ::…

ŞİİR OKUMAK DA DİKKAT GEREKTİRİR

27/01/2020

Mahmut Toptaş

Yüksek İslam Enstitüsünde okurken, öğrencilerin ders kitaplarını, teksir makinesinde çoğaltan, kültür faaliyetlerinin içinde olan, şiirler yazan, okul öğrencileri arasında şiir yarışmasında Jüride bulunan, benim de çok değer verdiğim dostum olan Mikdat Eyüboğlu, 28 Şubat döneminde İmam-Hatip okulu Müdürlüğü yapmıştı.

Bir çok okulda mangalda kül bırakmayan mücahit müdür ve öğretmenlerimiz, okulun kapısı önüne durup başörtülü öğrencileri okula almama görevini yerine getirirken Mikdat, bir tek öğrenciyi geri çevirmediği gibi o günlerde Mikdat’la başa çıkamayanlar, bazı hatırlı kişilerin kızı, hanımı veya gelini olupta başörtüsünü çıkarmamakta direndiklerinde, Mikdat’ın okuluna tayinini çıkarıp orada başörtülü olarak öğretmenlik yapmışlardı.

O günlerde ziyaret ettiğim bu değerli arkadaşıma, “Milli Güvenlik dersine gelen Subay karışmıyor mu?” dediğimde “Milli güvenlik dersine gelen Subay’a da ‘Senin gireceğin sınıfta bir tane başörtülü olmayacak. Hepsi erkek öğrenci olacak. Koridorda gördüğün başörtülüler senden değil, benden sorulur. Öğretmensin, idareci değilsin, idari işlere karışarak başına dert çıkarma’ dedim o da karışmadı. Belki o da bundan memnundu.” Dedi.

İşte o yiğit arkadaşım, okulun müdürlüğünü yapıyor, öğrencileri çok iyi yönlendirici ve sevdirici söz ve davranışlarıyla eğitimi sevdiriyordu.

Dün telefon etti ve “Eski defterlerimi karıştırırken senin de çok sevdiğin Arif Etik hocamızın ders esnasında söylediği beyitleri okurken hemen sen aklıma geldin. O beyitlerden biri de:

“Gâh olur gurbet vatan, gâhi vatan gurbetlenir” şiiri beni derinden etkiledi” dedi.

Arif hocamız, Ahmet Kabaklı’ın Tercüman gazetesindeki ifadesiyle “Canlı Şiir Ansiklopedisi” idi ve her derste başkalarına veya kendisine ait bir beyti mutlaka okurdu.

Bu şiir de çokça tekrarladıklarından biridir.

Bazıları bu beytin, Abdülbaki Gölpınarlı’ya ait olduğunu zannetmiş ama Ahmet Sevgi bey, bir makalesinde “Ahmet Hâmî (1679-1747) Efendi’nindir. (Bk. Ali Emîrî, Tezkire-i Şuarâ-yı Âmid, Matbaa-i Âmid, İst. 1327, s. 202) Esasen armağan kitabın 136. sayfasındaki şiir dikkatlice okunursa, Gölpınarlı bu dizenin kendisine ait olmadığını zaten söylüyor:

“Hâl-i zâr u bî-karâr u derd-i bî-dermânımı

Sanki vaktiyle demiş bir âşık-ı şeydâ garîb

“Gâh olur gurbet vatan gâhî vatan gurbetlenir.” Diyerek Abdülbaki’den üç yüz yıl önce söylendiğini ispat da ediyor.

Her bilim dalı gibi şiir okumak da, dikkati gerektirir.

Arif hocam, vefatından önce her sene Nisan ayının sonuna doğru İstanbul’a gelir, bir hafta benim Müsafirim olur, ben onu gündüzleri manzarası güzel yerlerde gezdirirken gördüğü her güzellik için bir beyit okuyuverirdi.

Hele laleleri görünce ardarda okuyuverdiklerini ben ezberlemede zorlanırdım.

Akşamları yatsı namazından sonra dostlarımla oturur ve sabah namazına kadar onu dinlerdik.

Baş başa iken hocama, “Hiç duymadığın bir şiir okuyacağım” dedim ve Mahir İz’in “Yılların İzi” isimli kitabından okudum.

Birinci beyti okudum, hocam dikkat kesildi, ikinci beyti okudum fazla dikkat kesilmedi. Üçüncü beyti okudum, gözleri belerdi, dördüncü beyitte gözleri büzüldü ve dayanamadı “Emin ol yavru bu adam, med-cezir/gel-git gibi bir yükseliyor, bir çekiliyor. Kim bu adam?” dedi.

Ben de Ruhi Naci sağdıç (1887-1959) ile Mahir İz (1895-1979), birlikte bu şiiri Edremit’te yazmışlar” dedim.

Ruhi Naci Sağdıç ile Mahir İz merhum arasındaki farkı fark eden tek adamdır Arif Etik hocam.

Ve Ruhi Naci’yi tanımadığına da üzüldü.

İkisi arasındaki farkı, benim anlamam mümkin değil ama “Anlarım” diyenlerden de hiç anlayanı görmedim, duymadım. Allah hepsine rahmet eylesin.

O şiiri de bir gün yayınlarım inşallah.

https://soundcloud.com/erbakan/kehf-suresi-1-10-tefsiri

#MahmutToptas #Mhmt200127

(13)

Loading Facebook Comments ...