…:: MAHMUT TOPTAŞ ::… KİRLENMENİN EN KÖTÜSÜ 15/05/2019 Çarşamb a

Tarafından   16 Mayıs 2019

…:: MAHMUT TOPTAŞ ::…

KİRLENMENİN EN KÖTÜSÜ

15/05/2019 Çarşamba

Kirlenme varsa, kirleten ve kirlenen de var demektir.

“Kirlenme” denince ilk akla gelen çevre kirliliği, beyaz gömleğimizin yakasının kirlenmesi gibi şeyler akla gelir.

Ses kirliğini de, su kirliliğini de, çevre kirliliğini de meydana getiren insan olduğundan, “İnsanın kirlenmesi” diyerek kendini pek öne çıkarmaz.

İnsanın içi kirlenmeden dışını kirletemez.

Beyaz gömleğimizin yakasını kirleten şey, içimizden dışımıza sızandır.

Binlerce işçi çalıştıran fabrikanın bacasından havaya salınan zehir, aslında fabrikanın sahibini zehirleyen maddecilik zehrinin fabrika bacasından fışkırmasıdır.

Patronlardan biri televizyonda, “Fabrika faaliyete geçtikten on yıl sonra, ilgili görevliler gelip bizi uyardılar da bacaya filtre taktık” demişti.

Yüzlerce işçinin çalıştığı fabrikayı yapanlar, dünya genelinde buna filtrenin de takılacağını bilirler ama ucuza mal etmek için bilmezden gelirler.

Miras kalan malı bölüşürken kardeşini öldüren adamın içi önceden kirlenmiştir.

Milletvekili ve başkanlık seçimlerinde can-ciğer arkadaşların ayak oyunları, iç zehirlenmenin tepişmesidir aslında.

Fabrikatör, milyonlara mal olacak filtreyi yapmamakta direnmesinin temeli maddeciliğidir.

Celladın yaptığı görev de asgari ücretten aldığı maddesidir.

İşkenceciyi de buna iten iç kirliliğidir.

Zenginin iki çocuğunun yıllık masrafı, asgari ücretle çalışanların hepsinin bir yıllık maaşından fazla olması, gelecek yıl çocuklarının masrafını artırırken işçilerinin masrafını azaltmanın yollarını araması da iç kirliliğinin kanalizasyonun patlamasıdır.

Rabbimiz, en büyük zulüm, en büyük haksızlık, en büyük taşkınlık, sapkınlık, en büyük işkencenin Allah’a ortak koşmak olduğunu şöyle haber verir:

وَإِذْ قَالَ لُقْمَانُ لِابْنِهِ وَهُوَ يَعِظُهُ يَا بُنَيَّ لَا تُشْرِكْ بِاللَّهِ إِنَّ الشِّرْكَ لَظُلْمٌ عَظِيمٌ

“Lokman, oğluna öğüt vererek şöyle demişti: “Oğulcuğum, Al­lah’a ortak koşma, şüphesiz ortak koşmak, büyük bir zulüm­dür.” (Lokman süresi ayet 31/13)

“Şirk” kelimesi ile “Şirket” kelimesi aynı köktendir.

İnsanın ve eşyanın yönetiminde Allah’ın yanında birilerinin de yetkisini kabul etmek o adama kulluğu, Allah’a kul olmanın önüne çıkarmak demektir.

Daha açık yazalım, “Ben, Filistinlilere hayatı zindan eden ve her gün birkaç tanesini öldürmeden uyuyamayan, dünya insanının parasıyla her dakika oynayan ve sömüren Siyonist Yahudi’nin yaşadığı gibi yaşamak isterim, veya Trump, Putin gibilerin kanunlarını değerlerini, Merkel kriterlerini hayata uygulamak isterim, özetle Allah’ın değil, kullarının kulu olmak isterim” demektir.

İşte en büyük kirlenme budur.

Bir kadının veya erkeğin zina ile kirlenmesi bu tür kirlenmenin yanında milyarda bir değildir.

Zina eden bir Müslümanın cennete gitmesi mümkin iken Allah’tan başkasının kurallarını, değerlerini Allah’ın ahkam/kurallarının önüne geçirenler o halde ölürlerse onların ebedi cehennemde olduğunu çokça tekrarlar Kur’an-i Kerim.

Kafirken alemlere rahmet olarak gönderilen sevgili peygamberimizi alenen öldürmeye gelen Ömer, Müslüman olduktan, içteki şirk kirinden “La ilahe illallah Muhammedün rasülüllah/Allahtan başka yaratan, yaşatan, yöneten yoktur, Muhammed, Allah’ın rasülüdür ) kelime-i tevhidiyle temizlendikten sonra, Medine’ye binlerce kilometre uzaktaki Fırat nehri kenarındaki kuzuyu, kurdun kapmasından bile kendini sorumla hissettiriyor Hazreti Ömer’e. (Allah ondan razı olsun)

#MahmutToptas #Mhmt190515

(13)

Loading Facebook Comments ...