…:: MAHMUT TOPTAŞ ::… HİCRET YOLUNUN İŞARET ETTİKLERİ 04/09/2019 Çarşamba

Tarafından   7 Eylül 2019

…:: MAHMUT TOPTAŞ ::…

HİCRET YOLUNUN İŞARET ETTİKLERİ

04/09/2019 Çarşamba

Hattab oğlu Ömer, sevgili peygamberimizi öldürmek için elinde yalın kılıcıyla geldi ve Müslüman olarak döndü.

Süraka bin Cu’şum, alemlere rahmet olan peygamberin başını kesip yüz develik ödüle sahip olmak için onu hicret yolunda izledi ve sonunda onu tanıyınca Müslüman oldu.

O peygamberin ümmeti olduğumuzu söyleyen bizler, kendimize soralım, bizi gördükten ve tanıdıktan sonra Müslümanlarla ilgili kötü kanaatlerini hiç düzelten oldu mu?

Hicret yolu nerdeyse yirmi gün sürdü.

Yol boyunca önceden onu tanıyanlar da tanımayanlarda onu görünce Mekkelilerin etrafa yaydığı kötü propagandanın yalan olduğunu gördüler.

Yol boyunca onu gören ve konuşanlar, daha sonra intibalarını anlatırken hayranlıklarını anlatmışlardır.

Bir ay içinde iki tane mescid/cami yapmıştır.

İki yüz yıl öncesine kadar Endülüs’ten Hindistan’a kadar bütün şehirlerin merkezinde cami vardır.

Günümüzde şehrin merkezlerinde bankalar vardır.

Kur’an-i Kerimde “Takva mescidi” diye anılan mescid ile Medine-i Münevvere’de yaptığı “Mescid-i Nebi” dir.

Mescid/cami deyince, bu günkü gibi dinin içine hapsedildiği mekanlar anlaşılmasın.

O mescitlerde verilen eğitimle Hazreti Ebubekir, Ömer, Osman, Ali gibi (Allah hepsinden razı olsun) Doğru, adil, edepli, kahraman insanlar yetişmiş.

Günümüz eğitim sistemi ise para putunun gölgesinde verilen eğitimin mahsulü Trump, Merkel, Putin ve onlara oy veren savaş ve sömürü canavarları üretiyor

Vardığınız yer, sizin varışınızla olumlu yönde mutlak bir değişime uğramalı.

Hicret yeri olarak seçilen şehrin eski adı Yesrib idi.

Sevgili peygamberimiz manası çirkin olmayan şahıs isimleri ile mekan isimlerini değiştirmezdi.

Yesrib ismi fitne fesadın çok olduğu, yeraltı faaliyetlerin bulunduğu yer anlamına geldiğinden şehrin adını Medeniyetin merkezi anlamına gelecek “Medine” diye değiştirmiş.

Otuz yıldır süren Evs ve Hazrec kabileleri arasındaki savaşlar durmuş.

Rabbimiz bu durumu:

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آَمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ حَقَّ تُقَاتِهِ وَلَا تَمُوتُنَّ إِلَّا وَأَنْتُمْ مُسْلِمُونَ

“Ey iman edenler, Allah’tan sakınılması gerektiği gibi sakının ve ancak Müslüman olarak can verin.

وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللَّهِ جَمِيعًا وَلَا تَفَرَّقُوا وَاذْكُرُوا نِعْمَةَ اللَّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ كُنْتُمْ أَعْدَاءً فَأَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَأَصْبَحْتُمْ بِنِعْمَتِهِ إِخْوَانًا وَكُنْتُمْ عَلَى شَفَا حُفْرَةٍ مِنَ النَّارِ فَأَنْقَذَكُمْ مِنْهَا كَذَلِكَ يُبَيِّنُ اللَّهُ لَكُمْ آَيَاتِهِ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

Hepiniz topluca Allah’ın ipine (Kur’ân’a) sımsıkı sarılın, parçalanmayın. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani siz birbirinize düşman idiniz de, O kalplerinizi birleştirdi ve O’nun nimetiyle siz kardeş oldunuz. Ve siz ateş çukurunun kenarında idiniz de, O sizi kurtardı. Allah doğru yola gelesiniz diye ayetlerini işte böyle açıklar.” (Al-i Imran süresi ayet 3/102-103)

Bir ilimize müftünün davetiyle konferans için gittiğimde, Pazar günü kırk bin nüfuslu şehrin müftüsü kendi ilçesine götürdü beni.

“Bu şehirde çayına bile kumar oynanmaz. Hiçbir bakkal ve markette bira dahil hiçbir içki satılmaz” dedi.

Nasıl başardınız bunu dediğimde benden otuz yıl önce bu şehrin merkezinde Jandarma eri olarak askerlik yapan bir er, camide namaz kıldırmış, vaazlar vermiş, şehrin çocuklarına Kur’an-i Kerim okutmuş ve tezkeresini alıp giderken şehrin ileri gelenlerini toplamış ve onlara Rabbimizin emir ve yasaklarına uyun demiş ve gitmiş. Hala onun etkisi devam eder” dedi.

Herhangi bir yere herhangi bir sebeple gittiğiniz yerin insanlarına olumlu yönde katkı sağlamayı da hedefe alın.

O yerdeki güzel işleri de gittiğiniz yerlerin insanlarına anlatın ki yayılsın.

https://soundcloud.com/erbakan/180-yunus-suresi-98-103-tefsiri-mahmut-toptas

#MahmutToptas #Mhmt190904

(1)

Loading Facebook Comments ...