MAHMUT TOPTAŞ – HAWKİNG TOPRAĞIN BOL OLSUN – 16/03/2018

Tarafından   16 Mart 2018

MAHMUT TOPTAŞ – HAWKİNG TOPRAĞIN BOL OLSUN – 16/03/2018

Stephan Hawking (08.01.1942-14.03.12018) ölmüş. Toprağı bol olsun, ilim aleminin başı sağ olsun.

Saham olmadığı için, ilim adına yaptıklarını takdir edecek durumda değilim. Bilmediğim bir sahayı takdirim bile eksik olur.

Stephen Hawking, “Dünya nüfusunun hızla artışı ve bununla birlikte kaynakların azalmasının başlıca tehlike olduğunu” söylemiş.

İnkarcı biri için bunu söylemek mümkindir.

Milattan önce de birileri “Bir babanın beş çocuğu olsa, yirmi beş dönüm tarlayı miras olarak bölüşse, o çocukların da beşer çocuğu olsa, beş dönüm araziyi bölüşse birer dönüm düşer ve ona yetmez. Dünya da işte böyle bir şey demiş.

Dediği gibi çıkmamış, dünya aynı hacimde kalmış, nüfus sekiz milyara yaklaşmış ve dünya yetmeye devam ediyor.

Para gözler, devletleşmiş mafyalar, sömürgenler ve kemirgenlerin elindekiler, yeni bir dünyayı da besleyecek durumda.

Dünyada kirlenen suların litre tonunun hesabını yapan bir çevreci, çareler aramak yerine sızlanmayı seçerse “On yıl sonra içecek bir damla su kalmayacak” diyebilir.

Ama Rabbimizi unutmayanlar, bilirler ki trilyonlarca ton suyu, buharla gökyüzüne kaldıran, havanın, soğuğun, güneşin imbiğinden geçirip yağmur, dolu, kar olarak ve tertemiz olarak indiren Rabbimize hamd ederken “yiyip, içip, israf etme”menin yollarını ararlar.

Dünyanın odunla sındığı dönemde orman mühendisleri, şu kadar yıl sonra diş kürdanı bie bulamayacasınız” derken maden mühendesleri kömürü buldular da odunlar bir nefes aldı.

Kömür rezervlerinin hesabını yapıp tükenme tarihleri verilirken petrol bulundu.

Petrolün de rezerv hesapları yapıldı, insanlara panik haberleri verilirken güne enerjisi keşfedildi.

Onun için “Allah var, keder yok” ama çalışmak var.

Albert Einstein’dan sonra dünyanın en önemli fizikçisi olarak görülen Stephen Hawking "Tanrı var olabilir ama bilim, evreni bir yaratıcının varlığına ihtiyaç duymadan açıklayabiliyor" görüşü Hawking’in bu konudaki en bilinen sözüydü.

Ama Stephen Hawking 1960 ların başında 21 yaşındayken tedavisi olmayan Amyotrofik lateral skleroz (ALS) hastalığına yakalandı ve bilim bunu bir ömür boyu tedavi edemedi.

Bir gün tedavisi bulunabilir, ama o gün geldiğinde de yeni ve o günün bilgisinin erişemediği bir hastalık yakalar insanları.

Tıbbın “Kanun” unu yazan İbni Sina, 57 yaşında öldü.

Torosların veya Karadeniz dağlarının eteklerinde yüz yaşını devirmiş okuma yazması da olmayan erkek ve kadınlarımız var.

Biz, her saniye değil, her salisede Allah celle celalühe muhtacız.

Hawking’i ilk tanıdığımız dönemlerde Allah’ı inkar ettiği yönde haberler gelmişti.

Daha sonra “Tanrı var olabilir” demiş.

İlim adamı, kendi çağının aletleriyle bir sonuca varıyor. “İşte budur, başkası yoktur” dememelidir.

Kendi buluşuyla çağına ve gelecek çağa yol açarken, “Dünya dışı canlılarla bağlantı kurma çabalarının insanlığın sonunu getirebileceğini” söylemesiyle ufuk kapatan karamsar sözler söylememeliydi.

Geleceğin ne getireceğini, geçmişi, şimdiyi, geleceği yaratan bilir.

Bize çağımız insanının iki dünyasını güzelleştirmek ve Rabbimizin:
وَفَوْقَ كُلِّ ذِي عِلْمٍ عَلِيمٌ

“Her ilim sahibinin üstünde daha alim biri vardır.” (Yusuf süresi ayet 12/76) ayetine kulak vererek ilmin ağırlığıyla secdeye kapanmak ve gelecekte daha iyilerin geleceğini söylemek düşer.

#MahmutToptas #Mhmt180316

(21)

Loading Facebook Comments ...