…:: MAHMUT TOPTAŞ ::… HARAMIN KOKUSUNDAN SAKINALIM 28/11/2019 Perşembe

Tarafından   28 Kasım 2019

…:: MAHMUT TOPTAŞ ::…

HARAMIN KOKUSUNDAN SAKINALIM

28/11/2019 Perşembe

Sabredin, ibadetleri, Rabbimize kulluk görevini yerine getirirken sabredin.

Haramlardan kaçınır­ken sabredin.

Makamın kışkırtmasına sabredin, paranın dürtmesine sabredin.

Canınızın çektiği her şey, kırmızı halı gibi önünüze serildiğinde haram olan hiçbir zerreyi bile koklamayın.

Elinizi bir defa uzatsanız, sülaleniz haram yoldan zengin olacak.

Ama sabredin. Harama el uzatmayın.

Bir imza atsanız veya boyun eğseniz dünya haramileri sizi altına boğacak.

Hatta yaptığınız bu haram iş, haramilerin yazdığı kitaba da uygun olacak ve bu dünyada hesap vermeyeceksiniz.

Ama siz yine de haramın kendine değil, kokusuna da sabredin. Her şeyin helalini isteyin.

Sa’d ibni Evi Vakkas anlatıyor:

حَدَّثَنَا أبو سعيد مولى بني هاشم حدثنا عبد العزيز يعني ابن أبي سلمة حدثنا إسماعيل بن محمد بن سعد بن أبي وقاص قال قدم على عمر مسك وعنبر من البحرين فقال عمر والله لوددت أني وجدت امرأة حسنة الوزن تزن لي هذا الطيب حتى أقسمه بين المسلمين فقالت له امرأته عاتكة بنت زيد بن عمرو بن نفيل أنا جيدة الوزن فهلم أزن لك قال لاَ قالت لم قال إني أخشى أن تأخذيه فتجعلينه هكذا أدخل أصابعه في صدغيه وتمسحين به عنقك فأصيب فضلا على المسلمين

“Bahreyn’den hazineye ait misk (Misk, Himalaya ve Altay dağlarında yaşayan ceylanların göbeğinde meydana gelen en güzel kokulu madde) ve Anber (Balinandan çıkarılan güzel koku) geldi.

Bu miskin tartılarak Müslümanlara dağıtılmasını isteyen Hz. Ömer, iyi bir misk tartıcısı kadın ararken değerli eşi Atike, bunu yapabileceğini söyleyince Ömer: “Hayır.” Der.

Sebebi sorulunca “Sen miski tartarken misk tartan elini şöyle – Ömer, elini yanağına ve boynuna sürdü- ve ben de ve devlet hazinesinden haksız fazladan misk edinmiş olacağım” der ve kabul etmez. (Ahmed bin Hanbel, Zühd 1/119)

Kıyamete kadar Müslümanlara ve insanlığa örnek olmaya devam eden Ashab-ı kiramdan Allah razı olsun.

Masa başında sabredildiği gibi cephede de sabredilecek.

Sabır taşını çatlatmayacağız, onu hap gibi yutacağız.

“Sabırda yarış edin”

Timur’a sormuşlar; “Herkesi mağlup ediyorsun. Yıldırım Beyazıt’ı bile yendin, bu nasıl oluyor?” demişler.

Timur, soran adamın parmağını kendi ağzına almış. Kendi parmağını da karşısındaki­nin ağzına vermiş. İkisi de ısırmaya başlamışlar. Soran adamın parmağı acıyınca ‘aaaaa’ diye bağırmış.

Timur kendi parmağını kurtarmış ama Ti­mur karşıdakinin parmağını ısırmaya devam etmiş. Biraz sonra bırakmış ve “İşte harp budur. Sabretmeyen kaybeder. Bağırman benim parmağıma fayda verdi.’“ demiş.

Kaçan kaybeder. Sızlanan sızar kalır.

Küfürle mücadelemizde son ana geldik, sabredin.

Ve de birbirinize kenetlenin. Bir binanın tuğlaları gibi birbirinizi tuta­rak kendinizi koruyun.

Siyasi, ekonomik, her sahada birbirimize bağlılı­ğımızı göstermeliyiz.

Ayette geçen Rabıta: Mü’minlerin önce gönüllerini birbirine bağlayıp iyi ve kötü durumlarda aynı anda ayrı yerlerde aynı tepkiyi göstermeleridir.

Rabıta: Mü’minlerin canlarını, mallarını, unvanlarını, rütbelerini, birbi­rine kenetleyerek İslâm’a hizmet yolunda kullanmaktır.

Rabbimiz buyurur:

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آَمَنُوا اصْبِرُوا وَصَابِرُوا وَرَابِطُوا وَاتَّقُوا اللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

“Ey iman edenler, sabredin, sabır yarışı edin, (ehli İslâm sını­rında) vatanı savunun, Allah’tan sakının ki, kurtuluşa erişesiniz.” (Al-i Imran süresi ayet 3/200)

https://soundcloud.com/erbakan/282-mumin-suresi-11-16-tefsiri-mahmut-toptas

#MahmutToptas #Mhmt191128

(2)

Loading Facebook Comments ...