…:: MAHMUT TOPTAŞ ::… DEĞİŞMEME DUASI 28/05/2018

Tarafından   28 Mayıs 2018

…:: MAHMUT TOPTAŞ ::…

DEĞİŞMEME DUASI

28/05/2018

Ramazan ayı olması nedeniyle Kur’an okuma, diğer günlere göre biraz daha fazla okunur.

Camilerde ve evlerde teker teker veya toplu halde hatimler inilir.

Peki de, bu okuduklarımızda biz ne deriz?

Mesela dediklerimizden biri Rabbimizden değişmeme duasında bulunuruz.

Biz, senin bu İslam dininden memnunuz, bizi bu din üzerinde sabit kıl diye dua ederiz.

Bu din üzerinde sabit olma, onu yalnız okuma olarak almamalı.

24 saatlik günlük hayatımızın tamamını ona göre ayarlamalı.

Evde, çarşıda, dairede, kışlada, üniversitede nasıl yürüyeceğimizin ayarını verir Rabbimiz ve hiçbir yerde bir başkasına hava atarak, diğerlerini küçümseyerek yürümeyi yasaklar. (İsra 17/37)

Bakışlarımızı ayarlar, duyuşlarımıza ayar verir. Bütün bunlara dikkat ederek yaşamamızı ister Kur’an.

Mekkeli kafirler, ilk başlarda tehditlerle durdurmaya çalışmışlar, başarılı olamayınca ekonomik ambargoyla baskılarına devam etmişler, orada da başarılı olamayınca işkencelere başlamışlar yine başarılı olamayınca barış yoluyla başarılı olmak için gelmişler ve “Sen bizim heykelini diktiğimiz, Lat, Menat, Uzza gibi izinden gittiğimiz büyüklerimizin kanunlarına uyarsan, ve putlarına saygı gösterirsen, ve dininin içine de bu saygıyı yerleştirirsen, biz de senin dinine saygı gösterelim” dediklerinde sevgili peygamberimiz, “Rabbim benim içimi biliyor, ben bunların dediğini yaparsam onlar Müslüman olur” ümidi ile gönlünden böyle geçirir. Bunun üzerine Rabbimiz:

وَإِنْ كَادُوا لَيَفْتِنُونَكَ عَنِ الَّذِي أَوْحَيْنَا إِلَيْكَ لِتَفْتَرِيَ عَلَيْنَا غَيْرَهُ وَإِذًا لَاتَّخَذُوكَ خَلِيلًا

“Neredeyse, sana vahy ettiğimiz hakkında seni fitneye düşürüp, vahyimizin dışında bize iftiraya düşüreceklerdi. O zaman seni dost edineceklerdi. (Nerdeyse müşrikleri Müslüman yapmak için onlara ta’viz verecektin ve onların dostluğunu kazanacaktın. Kâfirin dostluğunu kazanmak, Allah’ın dostluğunu kaybettirir. Ta’vizle bir yere varılmayacağı öğretilir.)

وَلَوْلَا أَنْ ثَبَّتْنَاكَ لَقَدْ كِدْتَ تَرْكَنُ إِلَيْهِمْ شَيْئًا قَلِيلًا

“Eğer biz seni sabit kılmasaydık, onlara biraz meyledecektin.” Diye haber verir (İsra süresi ayet 17/73-74)

Rabbimizin bu haberini okuyunca, sevgili peygamberimiz gibi biz de bu günün tehdit veya barış gönüllülerinin bizi gavur etmek için çalışmalarına kulak asmayız.

Tabii değişime tabiyiz. Üç kilo olarak dünyaya geliriz, yetmiş yılda yetmiş beş kiloya yükseliriz.

Eşekten iner uçağa bineriz. Kulübeden köşke, köşkten kabre gidenleri görürüz.

Kuruyan çiçekleri, solan güzelleri görürüz.

Dış değişime tabiyiz, ama bütün bu değişimleri sağlayan Rabbimizin dini üzerinde sabitiz.

Ve bizi bu din üzerinde sabit kılması için sevgili peygamberimizin çokça okuduğu sebat/değişmeme duasını okuruz:

يَا مُقَلِّبَ الْقُلُوبِ ثَبِّتْ قَلْبِي عَلَى دِينِكَ

“Ey kalpleri evirip çeviren Allah’ım, Kalbimi / kalplerimizi dinin üzerinde sabit kıl” (Tirmizi, Kader bab 7, Hadis 2141, İbni Mace, Mukaddime bab 13, hadis 199)

Sebat etmek için sabit bir yer olmalı.

Rabbimiz o sabit nokta olarak

يُثَبِّتُ اللَّهُ الَّذِينَ آَمَنُوا بِالْقَوْلِ الثَّابِتِ فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَفِي الْآَخِرَةِ وَيُضِلُّ اللَّهُ الظَّالِمِينَ وَيَفْعَلُ اللَّهُ مَا يَشَاءُ

“Allah, iman edenleri dünya hayatında da, âhirette de sabit bir söz üzerinde tutar. Zalimleri sapıtır ve Allah dilediğini yapar.” (İbrahim süresi ayet 14/27)

Hiç değişmeyen sabit söz “Kelime-i Tevhid” dediğimiz “La ilahe illallah/Allah’tan başka yaratan, yaşatan ve yöneten yoktur” sözüdür.

Hazreti Adem’den Hazreti Muhammed aleyhisselamlara kadar hepsinde değişmeyen kelime bu idi.

Nuh rasülüllah, İbrahim rasülüllah, İsa rasülüllah diye her peygamber zamanında bu bölüm değişirdi.

Şimdi kıyamete kadar Muhammed Rasülüüllah olarak devam edecetir.

“İsa Allah’ın oğludur” diye bütün batı insanının oyu milyarlara varsa biz “İsa Allah’ın peygamberidir” demeye devam ederiz.

Batının bütün profesörleri bir araya gelseler ve bilimi çarpıtarak “İsa Allah’ın oğludur” diye bilimsel konferanslar verseler biz yine “İsa, Allah’ın peygamberidir” demeye devam ederiz.

Bu iman üzere devam edebilmemiz için devamlı Kur’an-ı Kerimi okumaya devam ederiz.

Rabbimiz, Müminleri sağlamlaştırmak ve sabit kılmak için Kur’an’ı indirdiğini haber verir:

وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا لَوْلَا نُزِّلَ عَلَيْهِ الْقُرْآَنُ جُمْلَةً وَاحِدَةً كَذَلِكَ لِنُثَبِّتَ بِهِ فُؤَادَكَ وَرَتَّلْنَاهُ تَرْتِيلًا

“Kâfirler dediler ki: “Kur’an birden, topluca indirilmeli değil miydi” Senin kalbine yerleştirmemiz için (böyle parça parça indirdik.) Ve onu tertil üzere (Harflerin çıkışına dikkat ederek, manası anlaşılır olarak ağır ağır) okuduk.” (Furkan süresi ayet 25/32)

İnsanlar inandıklarının doğruluğunun isbatı için örnekler görmek ister.

İşte Rabbimiz, İslam dini üzerinde sebat eden peygamberlerden bazılarını örnek olarak Kur’anında bize haber veriyor:

وَكُلًّا نَقُصُّ عَلَيْكَ مِنْ أَنْبَاءِ الرُّسُلِ مَا نُثَبِّتُ بِهِ فُؤَادَكَ وَجَاءَكَ فِي هَذِهِ الْحَقُّ وَمَوْعِظَةٌ وَذِكْرَى لِلْمُؤْمِنِينَ

“Peygamberlerin haberlerinden hepsini, onunla senin kalbini sabit kılmamız için sana anlatıyoruz. Bunda sana hak, mü’minlere de öğüt ve ibret geldi” (Hud süresi ayet 11/120)

Okuduğumuz, hatimler indiğimiz bu Kur’an “Kelime-i Tevhid üzerinde sabit kalmamızı ve bu konuda Kur’an’ın haber verdiği peygamberleri örnek almamızı ve bir göz açıp kapayıncaya kadar gavurluğa razı olmamamızı öğretir.

#MahmutToptas #Mhmt180528

(26)

Loading Facebook Comments ...