…:: MAHMUT TOPTAŞ ::… ATEŞ ÖNCE KENDİNİ YAKAR 16/05/2018

Tarafından   16 Mayıs 2018

…:: MAHMUT TOPTAŞ ::…

ATEŞ ÖNCE KENDİNİ YAKAR

16/05/2018

“Siz ey yılanlar, siz ey engerek nesli! Cehennem hükmünden nasıl kaçacaksınız? Bunun için işte, size peygamberler, hikmetli adamlar ve yazıcılar gönderiyorum; siz onlardan bazılarını öldürecek ve Haç’a gereceksiniz; ve bazılarını havralarda dövecek ve şehirden şehire kovacaksınız ki, salih olan Habilin kanından, ma’betle mezbah/ kesimhane arasında öldürdüğünüz Barahiya oğlu Zekariyya’nın kanına kadar, yeryüzünde dökülen her salih kan üzerinize gelsin. Doğrusu size derim: Bütün bu şeyler bu neslin üzerine gelecektir.”

Bu sözler bana ait değildir.

Bu sözler, Trump’un inandığını ima ettiği tahrif edilmiş İncil’dendir.

Bu bölüm şu anda bütün dünya kiliselerinde; Katolik, Ortodoks ve Protestan ayırımı yapılmadan, Süryani, Keldani…kiliselerinde okunmaya devam eden Matta incilinin 23/33-36 dan alınmıştır.

Tarih boyunca Peygamberleri, salih insanları öldüren, Kabili’in kendi kardeşi Habil’i haksız yere öldürmesi nedeniyle yeryüzüne akıtılan ilk kan kurumasın,

Irmağa, nehire dönüşsün diye imanlı, izzetli, iffetli, namuslu, şerefli insanları öldüren,

Ma’betle mezbahı / boğazlama evini birbirine yakın yapan,

Havraları işkence hane yapan bu Yahudilere, günümüzde okunan İncil: “Yılan nesli, hem de engerek yılanı nesli” diyor.

Muharref İncil öyle diyor. Peki bende katılayım mı aynı ifadeye? Veya bizde katılalım mı bu tür hitaba?

Yanan acıyan yaraya acı ilaç, acı merhem iyi gelir. “Acı acıyı unutturur.”

Yahudi teröristlerin kurduğu devletçiğin, eli kanlı katilleri, yavrusunun gövdesini siper yapan,

Silahsız savunmasız, bir babanın ciğer paresini, biricik yavrusunu Amerika yapımı silahlarla taradığında, çaresiz babanın yanan yüreğinden gelen yakıcı, kavurucu, yüreği olanların yüreğinde yangınlar meydana getirici feryadı,

Minicik yavrusunun cansız cesedinin başında saçını başını yolan,

Derdini dinleyecek bir kul bulamayan,

Bağrının ateşi sönsün diye bağrına taş basıp yine Mevla’sına yönelen ananın çığlıkları “Engerek yılanlarını” hatırlattı.

Siyonistler başarılı olurlar mı?

Dünyadaki engerek yılanlarının nesli tükenmek üzere.

Yırtıcı hayvanlar en az yaşayan hayvanlardırlar.

Balinalar bir günde tonlarca balık tüketirken kendilerini tüketiyorlar ama hamsiler milyarlarca sayıya her sene ulaşırlar.

Kartallar yırtıcı hayvanlardırlar. İstanbul’da yaşayanlar kartalı belgesellerde görebilirler ama serçe kuşları hemen camlarının önünde cik cikler.

Ateş, önce kendini yakar, sonra etrafını ve kendini yakar bitirir.

Yahudiler, tarihin en eski milletlerinden olmalarına rağmen sayıları İspanyol çingenelerinin sayısına ulaşamamıştır.

Her yüz sene de bir kendilerini kırdırırlar.

En son Hitler beş milyonunu kırmıştı.

Aradan 73 yıl geçmiş.

Yüz yıla 27 yıl kalmış.

Bu son yaptıkları, her halde kaşıntıdır.

Biz, can taşıyan her insanın Müslüman olacağını hesap edeceğiz veya engerekliği bırakacağı ümidiyle elimizden ve dilimizden ne gelirse onu yapacağız.

Biz, her şeye rağmen Kur’an dilini kullanacağız ve onlara bile “Engerek yılanı” diye hitap etmemeye dikkat edeceğiz.

Rabbimiz, Kur’anı Kerim’in 18 ayetinde sekiz milyara “Ey insanlar…” diye hitab eder.

5 ayetinde “Ey Adem’in çocukları….” diye başlar ve bugün sekiz milyar insanı Adem aleyhisselâmın çocuğu olarak görür ve insan olarak hitap eder. “Ey engerek yılanları, maymun çocukları, sağmal inekler” demez.

12 ayette “Ey ehli kitap ..” diyerek Yahudi ve Hıristiyanlara tahrif edilmiş olsa bile kitabı seven, sayan, sahip olan insanlar olarak bakar.

6 ayette “Ey İsrail oğulları…..” diyerek başlar.

İsrail, Ya’kub aleyhisselâmın adıdır.

Yani Kur’an bize edeb öğretir. Yahudilere ve bir kısım Hıristiyanlara “Ey peygamber çocukları” diyerek olumlu yönlerini öne çıkararak hitap edersek ola ki bundan sonra kötüleri değil, Yakub aleyhisselam, Musa aleyhisselam, İsa aleyhisselam, Muhammed aleyhisselam gibi iyileri örnek alırlar.

#MahmutToptas #Mhmt180516

(15)

Loading Facebook Comments ...