İNSAF, İNSAF, EL-İNSAF 26/12/2018/Çarşamba MAHMUT TOPTAŞ

Tarafından   27 Aralık 2018

İNSAF, İNSAF, EL-İNSAF
26/12/2018/Çarşamba
MAHMUT TOPTAŞ

Haklıya hakkını tam vermenin adıdır, İnsaf.

Satın alırken kendini satıcı yerine koymak, satarken alıcı yerine koymaktır, insaf.

Kendin için istediğini kardeşin için de istemektir, insaf.

Bir denge üzerine kurulan dünyada yaşarken, dengeyi gözetmek, dengeli hareket etmektir, insaf.

“İnsaf” kelimesi, “Nısf/yarım” kelimesinden türemiştir.

Sevgili peygamberimiz, Cabir bin Abdullah’ı evine götürür ve birlikte yemek yerler. Olayı Cabir (Allah ondan razı olsun) şöyle anlatır:
سمعت جابر بن عبد الله ، يقول : « كنت في ظل داري ، فمر بي رسول الله صلى الله عليه وسلم ، فقال : » ادن « ، فدنوت ، فأخذ بيدي حتى أتى بي بعض حجر أزواجه أم سلمة أو زينب فدخل ، ثم أذن لي ، فدخلت ، وعليها الحجاب ، فقال : » أعندكم غداء ؟ « قالوا : نعم فأتي بثلاثة أقرصة ، فوضعت بين يديه على نبي ، فقال : » أما عندكم من أدم (1) ؟ « قالوا : شيء من خل قال : » هاتوه « قال : فأتي به ، فأخذ قرصا ، فوضعه بين يدي ، وقرصا بين يديه ، وكسر القرص الآخر ، فوضع نصفه بين يديه ، ونصفه بين يدي
“Benim önüme bir parça koydu, kendi önüne de bir parça koydu. Bir parça daha aldı, ikiye böldü, bir yarımı kendi önüne koydu, diğer yarımı benim önüme koydu” (Haraiti, Mekarim’ül-Ahlak, bab insaf, hadis no 341)

Bir tek ekmeğinizi bölüşmektir, insaf.

Elem, gam, keder..paylaştıkça azalır,
Mutluluk, sevinç, neşe, saadet ise paylaştıkça çoğalır.

Paylaşmak insaftır.
“Gitme ey yolcu, berâber oturup ağlaşalım:
Elemim bir yüreğin kârı değil, paylaşalım”
Mehmet Akif Ersoy

Ya “Paylaşıldı mı artar durur sürûr-i beşer;
Kederse, aksine: Ortakla eksilir” derler.
Mehmet Akif Ersoy

Her zaman ve her yerde gördüğün, tattığın, tuttuğun her şeyi kendinin yarımı olarak gör ve ona göre davran.

Sağ elinle sol elini dövmek delilik işaretidir.

Sağ elin felç olmuşsa tedavisini yaptığın gibi, kanserse her türlü yardımı yaptığın gibi yanlış yapan kardeşini de tedavi etmek insaf gereğidir.

Geçmişini hakir görmemek, iyiliklerini hatırlayıp hayırla yad etmek de insaftır.

“Niçin eslâfı muhakkar görelim ey ahlâf!
Biraz insâf gerektir bize insâf, insâf!”
Mehmet Akif Ersoy

Sana ve değerlerine düşmanlık yapan biri, bir konuda tartışırken doğruyu söylemişse onun o doğrusunu tasdik etmektir, insaf.

Rabbimiz buyurur:
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آَمَنُوا كُونُوا قَوَّامِينَ لِلَّهِ شُهَدَاءَ بِالْقِسْطِ وَلَا يَجْرِمَنَّكُمْ شَنَآَنُ قَوْمٍ عَلَى أَلَّا تَعْدِلُوا اعْدِلُوا هُوَ أَقْرَبُ لِلتَّقْوَى وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ خَبِيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ
“Ey iman edenler, Allah için şahitlik yaparak adaleti ayakta tutup gözetenler olunuz. Bir topluma olan kininiz sizi adaletsizliğe sürüklemesin. Adil olunuz. Bu takvaya daha yakındır. Allah’tan sakının. Elbette Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” (Maide süresi ayet 5/8)

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آَمَنُوا كُونُوا قَوَّامِينَ لِلَّهِ شُهَدَاءَ بِالْقِسْطِ وَلَا يَجْرِمَنَّكُمْ شَنَآَنُ قَوْمٍ عَلَى أَلَّا تَعْدِلُوا اعْدِلُوا هُوَ أَقْرَبُ لِلتَّقْوَى وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ خَبِيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ
“Ey iman edenler, Allah için şahitlik yaparak adaleti ayakta tutup gözetenler olunuz. Bir topluma olan kininiz sizi adaletsizliğe sürüklemesin. Adil olunuz. Bu takvaya daha yakındır. Allah’tan sakının. Elbette Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” (Maide süresi ayet 5/8)

Süfyan bin Uyeyne’nin rivayetine göre Hazreti Ali’ye:
إِنَّ اللَّهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالْإِحْسَانِ وَإِيتَاءِ ذِي الْقُرْبَى وَيَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ وَالْبَغْيِ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ
“Şüphesiz Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya vermeyi emreder, fuhşiyatı, kötülüğü ve zorbalığı yasaklar. Öğüt alasınız diye size öğüt verir.” (Nahl süresi ayet 16/90) ayetindeki “adalet” in anlamını sorduklarında “İnsaf” diye cevap vermiş. (Hılyet’ül Evliya, 7/291)

Sevgili peygamberimiz:
سَمِعْتُ أَبَا أُمَامَةَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ -صلى الله عليه وسلم- يَقُولُ « إِنَّ اللَّهَ قَدْ أَعْطَى كُلَّ ذِى حَقٍّ حَقَّهُ فَلاَ وَصِيَّةَ لِوَارِثٍ
“Allah, her hak sahibine hakkını vermiştir. Varise vasıyyet yoktur” buyurmuş. (Ebu Davud, Sünen, K. Vasıyyet, bab 6)

Sevgili peygamberimizin eğitiminden geçen Selman-i Farisi de din kardeşi Ebu’d-Derda’ya:
عَنْ عَوْنِ بْنِ أَبِي جُحَيْفَةَ ، عَنْ أَبِيهِ ، قَالَ آخَى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بَيْنَ سَلْمَانَ وَأَبِي الدَّرْدَاءِ فَزَارَ سَلْمَانُ أَبَا الدَّرْدَاءِ فَرَأَى أُمَّ الدَّرْدَاءِ مُتَبَذِّلَةً فَقَالَ لَهَا مَا شَأْنُكِ قَالَتْ أَخُوكَ أَبُو الدَّرْدَاءِ لَيْسَ لَهُ حَاجَةٌ فِي الدُّنْيَا فَجَاءَ أَبُو الدَّرْدَاءِ فَصَنَعَ لَهُ طَعَامًا فَقَالَ كُلْ قَالَ فَإِنِّي صَائِمٌ قَالَ مَا أَنَا بِآكِلٍ حَتَّى تَأْكُلَ قَالَ فَأَكَلَ فَلَمَّا كَانَ اللَّيْلُ ذَهَبَ أَبُو الدَّرْدَاءِ يَقُومُ قَالَ نَمْ فَنَامَ ثُمَّ ذَهَبَ يَقُومُ فَقَالَ نَمْ فَلَمَّا كَانَ مِنْ آخِرِ اللَّيْلِ قَالَ سَلْمَانُ قُمِ الآنَ فَصَلَّيَا فَقَالَ لَهُ سَلْمَانُ إِنَّ لِرَبِّكَ عَلَيْكَ حَقًّا وَلِنَفْسِكَ عَلَيْكَ حَقًّا وَلأَهْلِكَ عَلَيْكَ حَقًّا فَأَعْطِ كُلَّ ذِي حَقٍّ حَقَّهُ فَأَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرَ ذَلِكَ لَهُ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم صَدَقَ سَلْمَانُ
“Senin üzerinde Rabbinin hakkı vardır, kendi nefsinin hakkı vardır, ailenin hakkı vardır. Her hak sahibine hakkını ver” demiş. (Buhari, Sahih, K. Savm, bab 51)

Sevgili peygamberimiz, İslam ülkesinde yaşayan gayri Müslim için:
عَنْ رَسُولِ اللهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ : أَلاَ مَنْ ظَلَمَ مُعَاهِدًا ، أَوِ انْتَقَصَهُ ، أَوْ كَلَّفَهُ فَوْقَ طَاقَتِهِ ، أَوْ أَخَذَ مِنْهُ شَيْئًا بِغَيْرِ طِيبِ نَفْسٍ ، فَأَنَا حَجِيجُهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ
“Dikkat ediniz! Kim bir gayri Müslim vatandaşa haksızlık yaparsa, malından, kişiliğinden, onurundan eksiltme yaparsa, gücünün üstünde yük yüklerse, rızası olmadan ondan bir şey alırsa, kıyamet gününde ben onun hasmıyım” buyurmuş. (Ebu Davud, Sünen, K. Harac, bab 33)

1400 yıl önce, Mısır fethedilince, Mısır valisi Amr bin As’ın oğlu, Kıpti gençlerden birini döver.
Durum hazreti Ömer’e bildirilir. Hazreti Ömer, valinin oğlunu cezalandırırken valiye ve oğluna: متي إستعبدتم الناس وقد ولدتهم أمهاتهم آحرارا
“Annelerinin hür olarak doğurduğu çocukları, ne zamandan beri köle gibi kabul ediyorsunuz” diye azarlamıştır. (İbn’ül-Cevzi, Menakıb’ü Ömer bin Hattab sayfa 99)

1400 yıl sonra, çağdaş dünyamızda, Mısır’ın seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi (1951-) 2013 yılında batının ve Amerika’nın desteğindeki askeri darbeyle darp edilmiş ve o günden beri hapishanede yatmaktadır.

Buhari’nin Sahihinde Ammar bin Yasir’in sözü olarak rivayet edilen, amma başka hadis kitaplarında Ammar’ın sözünün aslında hadis olduğunu söyledikleri hadiste şöyle haber verilir:
وَقَالَ عَمَّارٌ ثَلاَثٌ مَنْ جَمَعَهُنَّ فَقَدْ جَمَعَ الإِيمَانَ الإِنْصَافُ مِنْ نَفْسِكَ ، وَبَذْلُ السَّلاَمِ لِلْعَالَمِ ، وَالإِنْفَاقُ مِنَ الإِقْتَارِ
Kim üç şeyi kendinde toplarsa imanını toplamış olur: 1- Kendine insaflı olmak, 2- aleme selamı ve selameti yaymak, 3- fakirken de yardımda bulunmak.” (Buhari Sahih, K. İman, bab ifşa’üs-Selam)

Şair Bursalı Talip:
“Çeşm-i insaf kadar arife mizan olmaz
Kişi noksanını bilmek gibi irfan olmaz” diyor.

#MahmutToptas #Mhmt181226

(32)

Loading Facebook Comments ...