İMAN DA NASİP İŞİDİR – MAHMUT TOPTAŞ – 10/04/2018

Tarafından   10 Nisan 2018

İMAN DA NASİP İŞİDİR – MAHMUT TOPTAŞ – 10/04/2018
Ömrünü iyi niyetlerle, İslam’ı araştırmalara harcayan bazı müsteşrikler, doğru bir şekilde İslam’ı batıya anlatmışlar ama kendileri Müslüman olmamışlar.

Onun eserlerini okuyarak Müslüman olan bir çok Hıristiyan ve Yahudi Müslümanlar safında yerlerini almışlar.
Yazan, görünürde Müslüman olmamış ama okuyan Müslüman olmuş.

Bunlara çağımızda en meşhur örnek Annemarie Schimmel hanımefendidir.(1922-2003)

Milyonlarca gözün eğri baktığı bir toplumda, bize doğru bakan bir hanımefendi idi.

Karanlık gözler arasında aydınlık bir yüzdü.

İlk okuduğum eseri, 1958 yılında Türkiye İş Bankasının yayınladığı İkbal’e ait CAVİDNÂME isimli eserin Türkçe tercemesi idi.

1922 yılında Erfurt’ta dünyaya gelen ve 28/01/2003 de ahirete intikal eden Schimmel hanımefendi 81 yıllık ömrüne 105 eser sığdırmış.

Onun eserleri, bir batılının berrak objektifinden alınmış İslâm dünyasının röntgen filmi gibidir.

Batılı garazkar yazarların Müslüman görmeden çizdikleri hayali korkunç portrelerin karşısına koyulmuş güzel görüntülerimizdir.

O, düşmanlar arasında bir dosttu.

Garazkar yazarların eserlerini de yayınlayan Alman yayıncılar, her iki fotoğrafa da baktıktan sonra bir araya gelmişler ve 1995 yılında Alman Yayıncılar Birliği “Barış Ödülü”nü vermişler Annemarie Schimmel hanımefendiye.

2002 yılında İslâm Arşivi Merkez Enstitüsü başkanı Detlev Leisser de Osnabruck kentinde “İslâm Medya Ödülü”nü vermiş.

1995 Yılında Türkiye Yazarlar Birliği “Yılın Kültür adamı” ödülünü vermiş.

Cavidnâme, Yunus Emre İle Yollarda, Çağın Mevlanası Muhammed İkbal, Aşk Mevlana ve Mistisizm, Ben Rüzgarım sen ateş, İslâm’ın mistik boyutları, Ruhum bir kadındır, Dinler tarihine Giriş gibi bir çok eseri Türkçeye çevrilmiş.

Gerçi Muhammed İkbal’in Cavidname’sini kendisi Türkçe olarak çevirmiş ve açıklamalar yapmış.

1954-1959 yılları arasında Ankara İlâhiyat Fakültesinde “Dinler Tarihi” dersleri vermiş.

Arapça, Farsça, Urduca, Sind’çe ve Türkçe’den Almanca’ya çeviriler yapmış.

“İslâm Medya Ödülü”nü alırken yanına yaklaşan Müslüman olmuş bir Alman bürokrat kendisine: “Siz eserlerinizle Müslümansınız, bir kelime-i şehadet getiriverin” dediğinde iki ateş arasında kalmış adamın, tanıdığı bir dostu görüp te içten sevinip, dıştan sevincini ifade edemediği bir tavırla içten bir gülücükle gülmüş ve geçmiş.

İkinci örnek:
Sevgili peygamberimizi görmüş, onu hayranlıkla dinlemiş, onunla Uhud harbine de katılmış ve Uhud harbinde ölmüş Muhayrık isimli Yahudi’ye de İman nasip olmamış.

Sevgili peygamberimiz:
خير اليهود مخيرق
“Hayr’ul-Yehud Muhayrık/Yahudilerin en hayırlısı Muhayrık” Buyurmuş.

Bu sözü, Sevgili peygamberimiz, Yahudilerin ileri gelenlerinden Muhayrık isimli bir Yahudinin öldü haberini duyduğunda söylemiş. (Hassaf, Ahkâm-ül evkaf s, 2, İbni Hişam, Siyre 2/88)

Muhayrık, Yahudi olmasına ve Yahudi kalmasına rağmen Uhud harbinde sevgili peygamberimizin yanında yer almış ve Uhud harbinde ölürken bütün mal varlığını sevgili peygamberimizin tasarrufuna vermiş ama bu vasiyetini yaparken “Bütün malım Rasülüllaha verilsin ve o da Allah’ın gösterdiği yere harcasın” demiş (Hassaf)

Gerçi bu sözlerinden hareketle Muhayrık’ın Müslüman olduğuna hükmedenler de olmuştur.

Hassaf ise Vakıdi’den naklen Muhayrık’ın Müslüman olmadığını, ölünce cenaze namazı kılınmadığını ve Müslüman mezarlığının kenarına defnedildiğini haber verir.

Biz, Rabbimizin bize öğrettiği şekilde dua edelim:

“Rabbimiz, bizi ve bizden önce imanla geçip giden kardeşlerimizi bağışla. İman edenlere karşı gönlümüzde bir kin bırakma. Rabbimiz, şüphesiz sen şefkatlisin merhametlisin” (Haşr süresi 10)

#MahmutToptas #Mhmt180410

(25)

Loading Facebook Comments ...