Denge ve uyum Mahmut Toptaş 26 Nisan 2019 Cuma

Tarafından   29 Nisan 2019

Denge ve uyum

Mahmut Toptaş
26 Nisan 2019 Cuma

Şairin iç dünyasını kaplayan tülleri, ressamın, gönül dünyasında geliştirdiği gülleri, harç yaparak matematik ve geometri ilimlerinin en küçük hesaplarına kadar dikkat ederek geliştirdiği kalıplara dökerek bir mimari şaheseri meydana getiren mimar, bu şaheserinin süslemesini yapacak, hattat, müzehhib ve revzen/vitraycı bulamayacağı endişesine kapılmaz.

Güçlü bir siyasi otorite, güçlü bir mimar, hattat, ressam, şair, ilim adamının olmadığı yerde her sahada güçlü insan yetişmesi mümkin değildir.

Kanuni Sultan Süleyman, Vezir-i Azam Sokollu, Şeyh’ül-İslam Ebu’s-Suud, Mimar Sinan, Şair Baki, hepsi birbirini tamamlarlar.

Müziğin notaları gibi hesaplı, şiir gibi buğulu, bahar mevsiminin başı dumanlı dağını seyreder gibi insana huzur veren bir bina için şair:

“Eğerçi hane-i pür nakştır saray-ı cihan.

Veli kitabeleri ‘Küllü men aleyha fan”

Yani, “Bu dünya sarayı, süslü bir ev gibidir. Ancak evin duvarında bir hat şaheseri kitabe vardır ve orada, ‘Dünya üzerindekilerin hepsi fanidir’ diye yazmaktadır” deyiverir de gönlünün güzelliğini parmaklarının arasından bizlere gösteren hattat durur mu?

Hemen o da bu beyti binaya uygun bir şekilde yazıverir.

Baharda kar sularını içerek büyüyen nevruz çiçeğinin yalçın kayaların haşmetine dokunmadan ona bir güzellik verdiği gibi durur o hat yazısı orada.

Müzehhib de hat yazısını güzellikler içinde boğmamak için hattın genişliğinin dörtte birini geçirmemeye dikkat eder.

Mübarek bir gecede, Kadir Gecesi’nde indirilen, kendisi açık ve her şeyi açıklayıcı olan Kur’an-ı Kerim de bize bu dünyamızı bir düzene koymamızı, her şeyi yerli yerince kullanmamızı öğretir.

Sıfırı, herhangi bir rakamın sağına koysanız o rakamı on kat yükseltir. Eğer aynı sıfırı rakamın sol tarafına koyarsanız solda sıfır kalır.

Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbi olan, her şeyi dirilten ve öldüren Allah’ın önüne bir insanı geçirecek olursanız o insanı solda sıfır yapar, Firavun’un denizin derinliklerinde boğulup gittiği gibi alkış tufanları arasında adamı cehennemin derinliklerine yuvarlarsınız.

Musa aleyhisselam başta Firavun olmak üzere bütün insanlığa haykırıyor: “Allah’a karşı büyüklük taslamayın. Kendinizi O’ndan üstün tutmayın” (Dühan süresi ayet 19) diyor.

Ya üstün tutarlarsa ne olur? Tezhibi hattan, hattı mimariden, hormonlayarak menekşeyi yalçın kayadan büyük yapmaya çalışınca ne olursa, onun sayılarla ifade edilemeyecek derecede kötüsü olur.

Rabbimiz, kendini ilah yerine koyanların cezasını bu dünyada da verdiğini, sahip oldukları bağları, bahçeleri, pınarları, sarayları, içinde eğlendikleri her şeyi kaybettiklerini haber verir. (Dühan süresi 25-28).

Biz bu dünya hayatımızda Rabbimizin tabiat kanunları ile şeriat kanunlarına uygun olarak hayatımızı düzenlersek, sade, sevimli, uyumlu, güzel bir hayat yaşarız, dünyanın güzelliklerini bozmadan güzellikler katar, Rabbimizin izniyle kendimizi cennetin güzelliklerine layık hale getiririz.

Not: Dühan süresini “Şifa Tefsiri”nden okumaya devam edelim.

#MahmutToptas #Mhmt190426

https://soundcloud.com/erbakan/314-duhan-suresi-15-31-tefsiri-mahmut-toptas

(12)

Loading Facebook Comments ...