TARTIŞMAYA VAKİT YOK – MAHMUT TOPTAŞ 31/12/2018 – Pazartesi

Tarafından   1 Ocak 2019

TARTIŞMAYA VAKİT YOK – MAHMUT TOPTAŞ
31/12/2018 – Pazartesi

Yol uzun, ömür kısa.

Varılacak yer, gözlerin görmediği,

Kulakların duymadığı,

Gönüllerin hayal edemediği kadar güzel.

Yapılacak işimiz çok.

Laklakıyla vakit geçirecek zaman yok.

Pırlanta işine girmek isteyen delikanlıya babası: “Filan adamın yanına git, selamımı söyle sana pırlantayı öğretsin” der.

Delikanlı, o adamın yanına gider, selamı söyler ve meramını anlatır.

Adam, delikanlının eline nohut büyüklüğünde bir pırlanta verir, “Bunu bir sene elinde taşıyacaksın” der ve gönderir.

Çocuk bu durumun bilimsel olmadığını, “Elmas” kelimesinin Yunanca “Adamos” dan geldiğini, kömürün en kısasının elli milyon yılda elmasa dönüştüğünü, karbonunu, proton ve nötron sayısını, kovalent bağını, elktronunu, izotoplarını, yıldız tozlarını kabul eden ilim adamlarını, yaşam tarihlerini, kimlerin birbirinden etkilendiğini, doğru mu değil mi olduğunu kimin belirleyeceğini öğrendiği gibi aldanmamak için diğer metallerin de özelliklerini öğrendikten sonra pırlanta işine girmek istediğini babasına yine söyler ve o adamın saçmalığını anlatır.

Baba, “Oğlum, bu günlerde bu piyasayı elinde tutan adam bu. Pırlanta işine gireceksen bu adamın dediğini yap.

Pırlanta biliminde yükselmek istersen buyur Üniversitesine git” der.

Delikanlı adamın dediğini tutar ve bir sene pırlantayı elinde gezdirir.

Bir sene elinde gezdirdiğinde gözü ve bütün genleri pırlantayla tanış olurlar.

Bir gün eline sahte pırlanta verdiklerinde “Bu sahte” deyiverir.

İşte bu.

Elimizde, gönlümüzde Allah (celle celalühün) kelamı, o kelamı açıklayan ve uygulayan sevgili peygamberimizin sahih Sünneti varken, sırf Müslümanların imanla süslü gönüllerine, katran karası fikir çizikleri atmak için icat edilen ve hasta gönüllere şüphe tohumları taşıyan, akıldan, fikirden, delilden, mantıktan yoksun lakırdılarla vakit kurşunlama cinayeti işlememeye dikkat edelim.
فَلِذَلِكَ فَادْعُ وَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ وَلَا تَتَّبِعْ أَهْوَاءَهُمْ وَقُلْ آَمَنْتُ بِمَا أَنْزَلَ اللَّهُ مِنْ كِتَابٍ وَأُمِرْتُ لِأَعْدِلَ بَيْنَكُمُ اللَّهُ رَبُّنَا وَرَبُّكُمْ لَنَا أَعْمَالُنَا وَلَكُمْ أَعْمَالُكُمْ لَا حُجَّةَ بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمُ اللَّهُ يَجْمَعُ بَيْنَنَا وَإِلَيْهِ الْمَصِيرُ

“O’nun için hemen davet et. Emr olunduğun gibi doğru ol. Onların hevalarına uyma. Söyle: "Ben Allah’ın indirdiği her kitaba iman ettim. Aranızda adalet yapmakla emr olundum. Allah bizim de Rabbimizdir, sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz size aittir. Bizimle sizin aranızda çekişmeye gerek yoktur. Allah hepimizi bir yere toplar. Dönüş yalnız Onadır.
وَالَّذِينَ يُحَاجُّونَ فِي اللَّهِ مِنْ بَعْدِ مَا اسْتُجِيبَ لَهُ حُجَّتُهُمْ دَاحِضَةٌ عِنْدَ رَبِّهِمْ وَعَلَيْهِمْ غَضَبٌ وَلَهُمْ عَذَابٌ شَدِيدٌ

“Onun daveti kabul edildikten sonra, hâlâ Allah hakkında çekişenlerin/tartışanların delilleri, Rableri katında batıldır. Gazab onların üzerinedir ve şiddetli azab onlar içindir.” (Şura süresi ayet 42/15-16)

Allah korusun, Müslüman olmasaydım, Platon’u, Aristoyu, Konfüçyüs’ü, Albert Camus’ü, Jacques Derrida’yı, Nietzsche’yi, Karl Markx’ı, papaları, Lüther’i, Baconu…tüm düşünürleri ve filozofları tartışırdım.

Çünkü hepsi insandırlar. Akıl akıldan üstündür.

“Doğru” dediğiniz adamın söyledikleri, sizin mantığınıza uyandır.

O mantığı yıkıncaya kadar siz onun yanındasınız ve onu yıkan bir düşünür geldiğinde, siz onu bırakır öbürünün yanına geçersiniz. Ahirette de en son kiminle iseniz onunla beraber olacaksınız.

Yukardaki ayetlerin tefsirinde “Şifa Tefsiri” ni yaparken şöyle yazmıştım:

"Hocam tartışmaya açık olalım. Biri Allah’ı inkâr ediyorsa onun da delilleri vardır. Dinleyelim bakalım.!!" diyenler olabilir.

Bunlar boş şeyler. Çünkü bu konuda en güçlü ifadeye sahip olan insanların sözlerini Allah (c.c.) Kur’an’da bize bildirmiştir.

Firavun’un mantığını Rabbimiz Kur’an’da en ince teferruatıyla bize bildirmiştir.

Çağdaş kafirler Firavun’un dediğinden farklı bir şer söylemiyorlar.

Kapitalistlerin başı olarak Karun’un mantığını Allah (c.c.) bize bildirmiştir.

Adam Smith ve onun takipçisi binlerce kişinin kitaplarını okumaya zaman yetmez.

Onlarla vakit öldürmeye gerek yok.

Kıyamete kadar gelecek insanları sapıtmak görevini üstlenen şeytanın mantığını bize öğretiyor.

Yine Allah (c.c.) bize; Şeytanın, Karun’un, Firavun’un Haman’ın felsefesini öğretiyor.

Onların karşısında, Peygamberimizin vahye dayalı söylediği sözler de öğretiliyor.

Öyleyse benim, hiçbir imansızın, inkârcının, gavurun, Allah (c.c.) aleyhine söyleyecek sözünü dinlemeye zamanım yoktur. "Sizinle bizim aramızda çekişmelere gerek yok."

Şair Nabi güzel söylemiş:

"İzharı kin şiarı dil-i zarımız değil

Ağyar ile cidal, bizim kârımız değil."

Hepimiz Rabbimizin huzurunda toplanacağız. Dönüş O’nadır.

(11)

Loading Facebook Comments ...