Milletlerin Eceli

Tarafından   21 Kasım 2015

MİLLETLERİN ECELİ …:: MAHMUT TOPTAŞ ::…

Ad, Semud, Nemrut, Firavun, Roma, Bizans, Emeviler, Abbasiler, Selçuklular, Osmanlılar ölmüş “Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde.” diye başlayan tarih kitaplarının sayfaları onların mezar taşı kitabesi olmuştur.

Rabbimiz buyurur: “Her ümmetin (milletin) bir eceli (ömrü) vardır.” (A’raf süresi ayet 34, Yunus süresi ayet 49)

Milletlerde insanlar gibi doğarlar, büyürler, yükselirler, duraklama devrine girerler, ihtiyarlarlar, zayıflarlar, bir hastalık girer uzun zaman yatarlar veya ani bir krizle ölürler.

Veya milletlerde insanlar gibi intihar ederler.

Kur’anı Kerimde milletlerin ölüm sebebi olarak birinci sırada yönetici kadronun “Müstekbirlik” “mütekebbirlik” hastalığına tutulması gösterilir., Yani yönetici kadro kendini Hak’dan ve halkdan üstün görmeye başladımı bünyeyi kemirecek olan mikrop da girmiş ve etkisini göstermeye başlamış demektir.

Ayakta kalabilmek için bir zenginler gurubu üretmeye çalışacak. Kur’an o hastalığın adına da “Mütrafin” hastalığı adını koymuştur.

“İstiska” hastalığına yakalanan, çatlayıncaya kadar su içtiği halde doymayan adam gibi mal, mülk, araba, yat, helikopter, villa, çiftlik, dolar hastalığı başlar.

Elde ettikçe hırsı artar. Hazineyi boşaltırlar. Halkın elindekini vergilerle, alaverelerle, dalaverelerle alırlar. Halk naylon kabına çorba bulamazken, stres atmak için seramik tabak, çanak kırmaya başlarlar.

Halk harekete geçmeye, kıpırdanmaya başlarsa “Cebbarlık” (baskıcılık) nöbetine tutulurlar. Cezaları artırma yarışmasına girerler. Baskıcılık hastalığına tutulanlar ilim ve sanatta başarı sağlayamayınca ilim adamına: “Kaç villan var, arabanın markası ne, elbiselerin ve makyaj malzemelerin nereden ve kimden” sorularıyla üstünlük sağlamaya çalışırlar.

Sahip oldukları imkanları korumak için, kurulu düzenlerini bozmak isteyenleri susturmak için mafya beslerler. Salih aleyhisselâma karşı dokuz kişilik bir çetenin oluştuğunu haber verir Rabbimiz (Neml süresi ayet 48). Bu çetenin bozgunculuk yaptığını bildirir.

Firavun, müstekbirlik, müterafinlik, cebbarlık hastalığına tutulmuş çevredeki yağcıların yağıyla ayakta dururken göçmeden önceki halini Rabbimiz: “O kavmini aşağıladı ve onlar da ona itaat ettiler” diye haber veriyor. (Zuhruf süresi ayet 54)

Evet. Aşağılanan insanlar aşağılayana karşı itaatkar ama aşağılama o insanların atılganlık, iş yapma becerisini yok eder ve savunmacı bir karaktere sahip olurlar. Üretmeyen toplumlarda yıkılır. Firavunun yıkıldığı gibi.

Halkı polis ve vergi memurlarıyla sindirmeye, ilim adamlarını saç sakal tıraşı muayenesi ile aşağılamaya çalışanlar aslında kendi ayaklarını kaydırdıklarının farkında olamayacak kadar hasta olduklarını gösterirler.

Memur atamalarında ehliyet ve liyakat aranmaz olur. Çünkü dövdüğü adama sağlam raporu verecek doktora ihtiyaç var.

Hazineyi hortumladığında kurtaracak kanun adamına ihtiyaç var.

Kadisiye meydan muharebesinde mağlup olan Pers imparatorluğunun genel kurmay başkanı Rustem, İslam ordularını toplu halde namaz kılarken gördüğünde: “Ömer, edeple eğittiği ordularıyla ciğerimi yedi.” demiş. (İbni Haldun, mukaddime152) ve Pers imparatorluğu da tarih mezarlığında yerini almış.

Millet olarak ayakta kalmak için Hakka ve halka karşı mütevazi olacağız.

Malla şımaranlardan olmayacağız. Halkı baskıyla değil edeple eğiteceğiz.

Aşağılayan değil, Yücelten olacağız.

Hazineyi değil, halkı zengin edeceğiz.

Makamla yücelenleri değil, makamı yüceltecek, işin hakkını verecek kişileri atayacağız.

https://soundcloud.com/erbakan/sets/mahmut-toptas-furkan-suresi-tefsiri (9 dersin tamamının linki)
https://soundcloud.com/erbakan/milletlerin-eceli-20-kasim-2015-mahmut-toptas

(34)

Loading Facebook Comments ...