MERHAMETİ CEZASINDAN FAZLA OLANLAR KAZANIR …:: MAHMUT TOPTAŞ ::…

Tarafından   17 Şubat 2016

MERHAMETİ CEZASINDAN FAZLA OLANLAR KAZANIR …:: MAHMUT TOPTAŞ ::…

Farz edin ki kardeşiniz, size karşı suç işledi.

Sizi yok etmek için sapa bir yerde kör kuyuya attı ve kayboldu.

Size karşı bu suçu, cahil kardeşleriniz de yapmadı.

Okumuş-yazmış, bulunduğunuz şartlar içinde en üst seviyede eğitim almış kardeşleriniz bunlar.

Siz de bir şekilde o kör kuyudan kurtuldunuz, kardeşlerinizi cezalandıracak bir güce de sahip oldunuz, ne yaparsınız?

Yüz yıllık eğitimin yetiştirdiği insanlardan anasını öldüren, kardeşini boğan, hanımını çarşıda kurşunlayan, çocuğunu ana rahminde iken düşüren, düşürme cinayetine ortak olan eğitimli uzman, vatanına, milletine saldıranlara yardım ve yataklık eden insanlar üretildi.

Ölçümüz Kur’an ve Sünnet olduğuna göre biz, onlara müracaat ederiz.

Birinci kaynağımız Kur’an-i Kerimde, bize örnek olsun diye Yusuf süresini indirmiş Rabbimiz.

Yusuf’u kıskanan kardeşleri onu yok etme konusunda anlaşırlar ve bir kuyuya atarlar. Babalarına da “Yusuf’u kurt yedi” derler.

Bu kardeşler eğitimsiz insanlar değiller.

Yakub aleyhisselamın eğitiminden geçmişler.

Ashab-ı Kiramdandırlar, peygamber eğitiminden geçmişler. Buna rağmen kardeşleri olan Yusuf’a karşı bu suçu işlerler.

İnsanın olduğu yerde suç olur.

Sistemlerin güzelliği veya çirkinliği suçun oranındadır.

Yüzde doksanı suç işleyen bir toplumu eğitimiyle yüzde ona indiren sistemle yüzde doksan beşe çıkaran sistem aynı değildir.

Otuz yıl önce köy veya mahallelerde kapı önünde kalan mallara hiç bir zarar gelmezken bu gün, üç kapının içinde çelik kasalardan parayı, kameralı dükkanlardan eşyayı çalmalar başlamışsa sistemin tartışmaya açılması gerekir.

Çöl vahşilerini dünyanın en medeni insanı haline getiren ve  “Ashabı Kiram” diye hala örnek gösterilen insanları eğiten İslam’dır.

O sistemde de suç işlenmiştir ama sıfıra yakındır.

Bir gün Yusuf aleyhisselam, Mısır’a sultan olur ve peygamberlik görevini yaparken kardeşleri buğday almak için Mısır’a gelince, onları tanır ve babasıyla annesini de Mısır’a getirtir.

Kardeşlerinin boynu büküktür. Yusuf aleyhisselama şöyle derler:

قَالُوا تَاللَّهِ لَقَدْ آَثَرَكَ اللَّهُ عَلَيْنَا وَإِنْ كُنَّا لَخَاطِئِينَ 

(Kardeşleri) dediler ki: “Allah’a yemin ederiz ki, Allah seni biz­den üstün kıldı. Doğrusu biz hata ettik.”

Yusuf aleyhiseelam da onlara:

قَالَ لَا تَثْرِيبَ عَلَيْكُمُ الْيَوْمَ يَغْفِرُ اللَّهُ لَكُمْ وَهُوَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ 

(Yusuf): “Bugün sizi kınamak yok. Allah sizi afvetsin. O merha­met edenlerin en merhametlisidir.” Der. (Yusuf süresi ayet 91-92)

Yusuf aleyhisselamın bu af ilanını sevgili peygamberimiz, Mekke’yi kansız bir şekilde fethettiği gün Kabe kapısına tutunarak yaptığı konuşmada aynı ayeti  okumuştur.

Halbuki o kafirler, sevgili peygamberimize, ona iman edenlere karşı ambargo, iftira, hakaret, öldürme, şehirden sürüp çıkarma, mallarına el koyma suçların her çeşidini işlediler, Bedir, Uhud, Hendek savaşlarında bir çok sahabeyi şehid etmişlerdi.

Sevgili peygamberimiz bu suçlu kafirlere topluca:

 لاَ تَثْرِيبَ عَلَيْكُمُ الْيَوْمَ يَغْفِرُ اللَّهُ لَكُمْ وَهُوَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ  اذْهَبُوا فَأَنْتُمُ الطُّلَقَاءُ 

“Bugün sizi kınamak yok. Allah sizi afvetsin. O merha­met edenlerin en merhametlisidir. Hepiniz, evlerinize gidiniz, hepiniz hürsünüz.” Buyurmuş. (Beyhaki, Sünenü Kübra, babü Fethi Mekke, hadis no 18735)

Bu günkü çarpık mantığımızla düşünün, Uhud’da Hazreti Hamza’nın kalbine mızrak saplayan ve saplattıran, kulaklarını gerdanlık diye boynuna asan, kininden ciğerini dişleyenlerden intikam almaya yönelseydi ne olurdu?

Ben bilemem, ama sonu gelmez kan davalarından, İslam’ı Hindistan’dan İspanya’ya kadar götürmeye zamanları olmazdı.

Devam edecek

 

(66)

Loading Facebook Comments ...

MERHAMETİ CEZASINDAN FAZLA OLANLAR KAZANIR …:: MAHMUT TOPTAŞ ::…” da bir yorum