…:: MAHMUT TOPTAŞ ::… NE ŞİRİN NE LEYLA, İLLA MEVLA İLLA MEVLA 04/04/201 9 Perşembe

Tarafından   6 Nisan 2019

…:: MAHMUT TOPTAŞ ::…

NE ŞİRİN NE LEYLA, İLLA MEVLA İLLA MEVLA

04/04/2019 Perşembe

Belediye seçimleri nedeniyle bazı insanlarımızın kaşları çatıldı, dil silahları çekildi, ve şehirlerin meydanlarında gönül paralayan, yaralayan kelimeler kurşun gibi sıkıldı.

Ama geçti.

Halkımız oy vermeye katılsa da politikanın asık suratlı kelimelerine iltifat etmedi.

Hatta ayrı partilere oy vermeye, aynı arabayla güle oynaya gidip geldiler.

Herkeste bir gönül var.

Gönül, en derin denizlerden daha derin, en yüksek dağlardan daha yücedir.

“Gül” kelimesi gibi hem dile hem kulağa hoş gelen “Gönül” kelimesi dünyanın en sevimli iki kelimesidir.

Ben onu nasıl anlatayım?

Sevdiklerimizi gönülden ve gönüllü olarak onunla severiz.

Severiz de sevginin resmini nasıl çizeriz.

Bütün sevdiklerimizi yaratan Rabbimize o gönülle iman ederiz.

Gönlün uzunluk ve genişliğini nasıl ölçeriz?

Elimizin açıklığı, cömertliği, gönlümüzün zengin olmasından kaynaklanır.

Tarih boyunca insanlığa hizmet konusunda öne çıkan, tarihe mal olan kahramanların özelliklerinin başında,

Gönlünün tok olması,

Gözünün pek olması,

Baş koyduğu bu yolda gönüllü olması gelir.

Gözü, pek yapan da, rüşvete, servete, makama, rütbeye boyun eğmeyen tok gönüldür.

Gönlü geniş insanlar, sevdiklerine gönül bağıyla bağlandıklarından, o bağı kesecek yeryüzünde testere veya silah bu güne kadar bulunamadığı gibi kıyamete adar da icat edilemeyecektir.

Onun için inanmış gönüller, birbirlerine servet, şehvet veya şöhret bağlarıyla değil gönül bağıyla bağlıdırlar.

Eyyub’el Ensari’yi İstanbul’a getiren gönül,

Mecnun’u çölde gezdiren gönül,

Ferhad’a dağları deldiren gönül,

Tarık’ı Endülüs’e erdiren gönül.

Bu gönül, çağdaş Mecnun’lara ve Leyla’lara susuz Afrika’da topraklar üzerinde Teyemmümle namaz kılan, ırkı ve rengi ayrı olan kardeşlerine kuyu kazdırıyor.

Bu gönül Mevlaya aşık çağdaş Ferkat’la Şirin’leri, Afgan dağlarında kapitalist kafirlerin zulmüne mani olmak, yaralarını sarmak için şehid olmaya koşturuyor.

Haritada yerini bilemediği, göze ırak, gönüle yakın olan mazlum kardeşlerinin, iniltisini izleyerek gidip bağrına basan insanlarımızı, bu yollara düşüren de gönül işidir.

Filipinler’den Filistin’e kadar dünyanın her yerinde kanadı kırıklara kol-kanat, susuzlara su, açlara ekmek, hastalara ilaç, kimsesizlere arka, çıplaklara hırka olmak için çalışan bu gönüllüler ordusu, aslında dünya hapishanesinden Cennete tünel kazıyorlar.

Ben, bu yazımda gönlü anlatmadım.

Tanıdığım gönüllülerin özelliklerinden hareketle bir şeyler karaladım.

O adsız kahramanlar:

Ne ferha ne Şirin, ne Mecnun ne Leyla peşindeler.

İlla Mevla, İlla Mevla, diyerek koşuyorlar, bizlere de onları anlatmak düşüyor.

#MahmutToptas #Mhmt190404

(17)

Loading Facebook Comments ...