…:: MAHMUT TOPTAŞ ::… İKİ MAHALLE HALKIIIIII! 09/01/2019/Çarşamba

Tarafından   9 Ocak 2019

…:: MAHMUT TOPTAŞ ::…

İKİ MAHALLE HALKIIIIII!

09/01/2019/Çarşamba

Karşı karşıya duran iki mahalle de bir birine göre karşı mahalledir.

Onun için ben iki mahalle halkına birden sesleniyorum.

Çocukken bu dünyaya açılan gözlerimiz bir gün gelecek ve bu dünyaya göz kapatarak gidecek.

İbni Kemal:

“Göz yum cihândan, aç gözünü kendi hâline,

Sen göz yumup açınca, bu dünyâ gelir gider.” Diyor.

Bir göz açıp kapayıncaya kadar ömür sermayesi bitecek.

“Onun için açık gider gözlerim” diyenler olursa, yakınları onun gözünü de kapatacaklar.

“Her şeye gücüm yeter” diyenler, gençliğini kaybederken, saçları ağarırken, dişleri ağrırken, nabzının atmasına, tansiyonun düşmesine gücü yetmemekte.

Nereden geldiğini bilemeden bu dünyadan ayrılıp nereye gideceğini bilemeden gidecek.

Ama bizi yarattığı tabiat kanunlarına uygun yollardan bu dünyaya getiren götürüyor.

Gideceğimiz yeri de şeriat kanunlarına göre yaşayıp yaşamadığımıza göre uygun yere götürüyor.

Gelin, biz her nefes alış-verişimizde en büyük nimetini veren Rabbimizin dediğine uyalım ve gideceğimiz yere uygun hayırlı işler yapalım.

Şeytan ve şeytanlaşmış insanların gösterdiği inkar yolunda giderek cehenneme yuvarlanmayalım.

Son pişmanlık fayda vermez.

Çocukken, “Keşke babam gibi güçlü ve kıllı olsaydım” derken bir gün gelir dedesi yaşına ulaşır ve etrafında torunlar dolaşırken “Keşke çocuk olsaydım” deyiverir.

İranlı bir şair de:

اگر را با مگر تزویج کردند

از ایشان بچه ای شد کاشکی نام!

“Eğer’le Meğer evlenmişler, çocukları olunca adını Keşke koymuşlar.” Diyor.

“Keşke” demeden aklımızı bizim gibi ölümlülerin çıkarları, akılları, fikirleri doğrultusunda, ömrü gibi kısa düşünceleriyle bulandırmadan aklımızı, gönlümüzü, kanımızı, canımızı yaratan, yaşatan ve yönetene teslim olalım.

Bir Holding sahibini ziyaret eden anlattı: “Yalısının denize bakan balkonunda kabul etti bizi. Ciğerlerinden kan geliyor, mide hiçbir yiyeceği kabul etmiyor hemen kusuyor, bir deri bir kemik kalmış. Deniz kenarında biri mangalı yakmış, oltayı denize atmış, yakaladığı balığı köz üzerine koyuyor ve ayak üstü yiyordu” onu işaret ederek “Keşke değişmek mümkin olsaydı da onun sıhhatiyle benim malımı takas etseydik” dedi.

Sahnelerde fing atarken binlerce insanı güldürürken, düşündürürken bir gün gelir aynı o tanıdıklar “Yazııık, ne hallede düşmüş” deyiverir.

Dünya bu.

Şeyh’ul-İslam İbni Kemal’in dediği gibi:

“Kısmetindir gezdiren yer yer seni,

Arşa çıksan âkıbet: yer, yer seni.

Ânın içün, ânın adı yer oldu,

Önce besler, sonra kendi yer seni”

“Yeryüzü” dediğimiz bu dünyanın adı “Yer”

Milyarlarca insanı yediği halde doymayan bir dünyanın üzerinde sanki bataklıktan geçer gibi batmadan Cennete doğru koşma mücadelesi veriyoruz.

Tenimiz topraktan geldiği için hepimizi bu toprak yiyecek. Ama ruhumuz Rabbimiz tarafından verildiğinden yeryüzü ruhumuzu yiyemez.

Onun için tenimizi topraktan gelen yiyeceklerle beslerken helal yollardan beslemeye dikkat ederken ruhumuzun gıdasını gönderen de Allah’tır ve onun gıdası olan Kur’an-i Kerimle gıdasını verelim ki cehennem bataklığına çekmesin bizi bu dünya.

Sevgili peygamberimiz, bir Yahudi çocuğunu, ölüm döşeğinde, son nefesinde bile ziyaret edip iman telkininde bulunmuş ve o delikanlı kabul edip Kelime-i şehadeti getirerek can vermiş.

Ebu Cehil ölünceye kadar ondan Müslüman olacağı ümidini kesmemiş.

Zor günlerinde kendisini yalnız bırakmayan amcası Ebu Talib, ölüm döşeğinde iken yanında hep bulunmuş, Ebu Cehil ve Abdullah bin Ebu Ümeyye isimli kafirler de başında bekleyim Müslüman olmaması için gayret göstermişler.

Sevgili peygamberimiz, amcasına:

عَنِ ابْنِ الْمُسَيَّبِ ، عَنْ أَبِيهِ ، أَنَّ أَبَا طَالِبٍ لَمَّا حَضَرَتْهُ الْوَفَاةُ دَخَلَ عَلَيْهِ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَعِنْدَهُ أَبُو جَهْلٍ فَقَالَ أَيْ عَمِّ قُلْ

لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ كَلِمَةً أُحَاجُّ لَكَ بِهَا عِنْدَ اللهِ فَقَالَ أَبُو جَهْلٍ وَعَبْدُ اللهِ بْنُ أَبِي أُمَيَّةَ يَا أَبَا طَالِبٍ تَرْغَبُ عَنْ مِلَّةِ عَبْدِ الْمُطَّلِبِ فَلَمْ يَزَالاَ يُكَلِّمَانِهِ حَتَّى قَالَ آخِرَ شَيْءٍ كَلَّمَهُمْ بِهِ عَلَى مِلَّةِ عَبْدِ الْمُطَّلِبِ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم لأَسْتَغْفِرَنَّ لَكَ مَا لَمْ أُنْهَ عَنْهُ فَنَزَلَتْ {مَا كَانَ لِلنَّبِيِّ وَالَّذِينَ آمَنُوا أَنْ يَسْتَغْفِرُوا لِلْمُشْرِكِينَ وَلَوْ كَانُوا أُولِي قُرْبَى مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمْ أَنَّهُمْ أَصْحَابُ الْجَحِيمِ} وَنَزَلَتْ {إِنَّكَ لاَ تَهْدِي مَنْ أَحْبَبْتَ}

“Amca, La ilahe illallah/Allah’tan başka yaratan, yaşatan ve yöneten yoktur” de, benim de Allah katında bir gerekçem olsun” der. Ama kavminin dininden dönme ayıplamasından korktuğu için o kelimeyi söylemez. (Buhari Sahih, K. Mebasü’n-Nebi, bab 13)

Günümüzde Ebu Cehillik görevini yapanlar var. Özellikle ünlülerimizin imansız gitmesi için gayret gösterenler, ağzından İslami bir kelime çıkmaması için çalışanlar var.

Bir anlık ayıplanmaya katlanın. Sonsuz senelerde cehennemi bir hayat yaşamaktan kurtulun.

Bu tür ünlülerin çocuklarına söylüyorum ne olur sizler anne, baba, dede ve ninelerinizi son günlerinde bu türden inkarcıların eline bırakmayın.

İman edenler size sesleniyorum, bu dünyada son nefesimize kadar malımız, paramız, koltuğumuz, rütbemizden daha fazla korumamız gereken imanımızdır.

İnkarcılar, ahiret inkarcıları, size sesleniyorum, Hazreti Ali’ye birisi gelir ve ahiretin olmadığını söyler.

Hazreti Ali’de, Ahiretin var olduğunu söyler ona ve devam eder, “Ben ahirete kesinlikle, şüphesiz inanıyorum, sen inanmıyorsun. Benim bu iman ettiğim için dünyada kaybım yok, inkarınla senin de kaybın yok. Ya ahiret varsa…” der.

Allah için dikkat ediniz. Yalvarıyorum.

#MahmutToptas #Mhmt190109

(18)

Loading Facebook Comments ...