…:: MAHMUT TOPTAŞ ::… (HUNSA) EŞCİNSELLERiN HUKUKU 08/07/2019 Pazartesi

Tarafından   9 Temmuz 2019

…:: MAHMUT TOPTAŞ ::…

(HUNSA) EŞCİNSELLERiN HUKUKU

08/07/2019 Pazartesi

Akrabalarınızdan, köyünüzden, mahallenizden, arkadaşlarınız arasından kaç tane eşcinsel tanıdığınız vardır?

Mesela, benim yok.

Bir tanesi yayınevine kadar geldi, bir pastahanede birkaç saat oturduk, adını bile sormadım ama “Derhal evlen” tavsiyemi tuttuğunu ve ahlaksız davranışlardan kurtulduğunu, onu bana gönderen yengesi telefonla bildirdi.

Yengesini de tanımam, o beni radyo programımdan tanıyormuş ve onu ikna edip bana göndermiş.

Onun dışında bir tek eşcinseli görmedim, tanışmadım.

Onların ahlaksızları, çağdaş sistemlerin ürettiği bir durumdur.

Yeni de değildir.

Lut aleyhisselama iman etmemede ısrar eden ve “Bunlar, temiz kalmak istiyorlar” diyen, tarihçilerin verdiği isme göre Sodom-Gomore halkından beri inkarcı sistemlerin içinde gelişen bir akımdır.

Batılı devletlere göre, Türkiye’de yok denecek kadar azdır ki, sizin bir çoğunuzun da tanımadığını zannediyorum.

Kurulmuş durumda olan altmış kadar partinin içinde bile yokturlar.

Fransızca kitaplar terceme eden bir dostum her sene Fransa’ya gider ve kitapçıları dolaşır gelir.

O anlattı, her tarafta kadın kıyafetinde erkeklerin reklam olsun diye fotoğrafını ve altında telefon numarasını gördüm.

Görüştüğüm bazı yazarlara “Bunları destekliyor musunuz?” dedim, “Yazılarımızda destekliyoruz, içimizden desteklemiyoruz.

Kamuoyu baskısı yok ama, basın-yayın baskısı çok” dediler diyor.

En az yirmi yıldır avukatlık yapan bir dostuma telefon açıp sordum: “Türk hukukunun herhangi bir maddesinde eşcinsellerle ilgili bir madde veya bir maddenin küçücük bir fıkrası veya herhangi bir konu nedeniyle “Eşcinsel”kelimesi geçer mi” dedim,

“Hayır; geçmez” diye cevap verdi ve devam etti “Sen telefon etmeden önce doktor kızımla bu konuyu konuşuyorduk. Ben ondan tıbbi yönünü öğreniyordum ama ben ona hukuki yönünü öğretemiyordum, çünkü hukukumuzda yer almamış. Ayrıca kızımla bu konuyu konuşurken bazı kelimeleri kullanmaktan ikimizde kaçınıyoruz ve kuş diliyle konuşuyoruz. Hocam bu konular bir tabu olmuş çıkmış” dedi.

Çağdaş hukuk, İslâm hukukundan bin dört yüz yıl geride.

En eskisinden en yeni yazılanına kadar bütün Fıkıh/İslâm hukuku kitaplarında, her bölümün ilgili yerinde, eşcinsellerin hak ve görevleri belirtildiği gibi ayrıca “Kitab-ül-hunsa” başlığı altında “Eşcinselleri”

1-Fiziki olarak erkeklik tarafı ağır basanlar,

2-fiziki olarak kadınlık tarafı ağır basanlar,

3- her iki tarafı da eşit olanlar,

4-her iki organı da olmayanlar diye kısımlara ayırmışlar ve durumlarına göre hükümlerini bildirmişler.

Bu konuları işlerken, anlaşılması ve kapalı kalmaması için o kadar açık kelimeler kullanmışlar ki günümüzde sex kitabı yazanın okurken kulakları kızarır.

Dinimiz, hayat dinidir. Hayal aleminin dini değildir. Toplumda bir şey oluyorsa ve olmaya devam ediyorsa bu olayın çıkış yolu da bu dinde vardır ve konuşulması tabu değildir.

Aksine o konunun ilgililer tarafından konuşulması, hukuki, ahlaki, insani boyutunun öğrenilmesi ve öğretilmesi ibadet kabul edilmiştir.

İbni Abidin’in Reddül Muhtar isimli eserinin bir çok yerinde konularına göre durumları bildirildiği gibi 5/636 “Kitab-ül hunsa” başlığı altında tarifi ve çeşitleri sayılmıştır.

Kurtubi tefsirinin 1/302,5/65 de mirastaki durumları,

el-Muğni 3/157 de Hacca gittiklerinde ihramlarının şekli,

el-Muğni 2/26 da camiye gittiklerinde saf tutma durumları, 1/140 da sünnet olup olmama durumları, 6/25,106 da onlara karşı işlenen suçlarda, suçluya verilecek cezaların durumu, 5/36 da süt annelik durumuna kadar hayatta karşılaşabileceği her durumun çıkış yolu Kur’an ve sünnetten doğrudan delalet eden veya dolaylı işaret eden nas’lara dayalı olarak gösterilmiştir.

Tabii olan Rabbi’mizin, yarattığı hiçbir şey ayıp değildir; günah değildir.

Ancak Peygamber Efendimiz (sas), Hz. Ebu Hureyra (ra)’den gelen şu hadisde:

أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لَعَنَ الْمَرْأَةَ تَتَشَبَّهُ بِالرِّجَالِ وَالرَّجُلَ

يَتَشَبَّهُ بِالنِّسَاءِ

“Allah’ ın Rasulü, Kadın olduğu halde erkeklere benzemeye çalışan, erkek iken kadınlara benzemeye çalışanları lanetledi” Allah’ın rahmetinden uzak olsun” (İbni Mace, Sünen, K. Nikah, bab 22 Fi’l-muhannesin) buyurmuş.

Bu türden insanlar, doğuştan çift cinsiyetli olarak doğanlarla karıştırılmamalıdır.

Hucurat süresinde “إِنَّ أَكْرَمَكُمْ عِندَ اللَّهِ أَتْقَاكُمْ

“Allah katında en değerli olanınız takvaca en ileride olanınızdır” Hucurat süresi ayet 49/13) denilmiş ve kadın-erkek veya çift cinsiyet ayırımı yapılmamıştır. Hatta Kurtubi Tefsirinde 1/356 hangi durumlarda imamlık yapabileceği açıklanmıştır.

Çift cinsiyetliler az da olsalar o kadar tabii karşılanmış ve hukuki durumları üzerinde kafa yormuşlar ki İbni Rüşd’ün, çift cinsiyetli birinin bir kadınla evlenip ondan bir çocuğu olsa, sonra bir erkekle evlenip ondan da bir çocuk doğursa bu iki çocuktan miras payını alırken erkek olarak mı yoksa kadın olarak mı alır sorusunun cevabı olarak “Eğer böyle bir olay gerçekleşirse doğurduğunun annesi, doğurttuğunun babası olur” demiş. (Kurtubi 5/67)

Hani, çağdaş hukuk ne diyor?

#MahmutToptas #Mhmt190708

(11)

Loading Facebook Comments ...