…:: MAHMUT TOPTAŞ ::… HAYAT DEDİĞİMİZ ŞEY 02/11/2017

Tarafından   2 Kasım 2017

Ana rahmi canla tenin buluşma yeridir.

Kabir de canla tenin ayrılma yeridir.

Buna küçük hayat veya büyük hayatta yer belirlemek için alındığımız imtihan salonudur.

Bu dünya sonsuz hayatın küçücük bir istasyonu gibidir.

Trilyonlarca yıldızın, ayın, güneşin, yeryüzünün kendisi için yaratılan insan, öyle değerli ki, bir saniyesi bile meyhanede veya manastırda uyuşuk halde geçmemelidir.

Çiçek açarken, böcek uçarken, güneş gece-gündüz hareket ederken insan, yan yelip yatamaz, değerini düşürecek yerlerde duramaz.

Bu dünyada canını çektiği şeyleri kuralına uygun olarak, israf etmeden alacak, yiyecek, içecek ve kullanacak.

Dünya gemisinde kendi kamarasında, kendi eşiyle ve çocuklarıyla helal yollardan kazandıklarını azık yapacak.

Kimsenin evine, işine, aşına zarar vermeyecek ki, zarar da görmeyecek.

Bunları sağlamak için kurallara dikkat edecek.

Kurallar ise ölümlülerin kuralı olmayacak.

Can veren var, can veren.

Ten veren var, ten veren.

Can ve teni ana rahminde buluşturan var.

İşte O, öyle bir rahmet sahibi ki, rahmeti bütün yaratılmışları kuşatmıştır.

Onun rahmeti altında yaşamaktır hayat.

Tenimizin bir tek hücresini yaratamayan, küçücük kanser hücresiyle başa çıkamayan insanın hayat kanunları değil, trilyonlarca hücremize her saniye hayat verenin kurallarına uymaktır hayat.

Rabbimiz buyurur:

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آَمَنُوا اسْتَجِيبُوا لِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْيِيكُمْ وَاعْلَمُوا أَنَّ اللَّهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِهِ وَأَنَّهُ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ (24)

24- Ey iman edenler, sizi diriltecek şeye davet ettiğinde Allah’a ve Rasülüne icabet ediniz. İyi bilin ki, Allah kişi ile kalbi arasına girer. Ve şüp­hesiz onun huzu­runda toplanacaksınız.

وَاتَّقُوا فِتْنَةً لَا تُصِيبَنَّ الَّذِينَ ظَلَمُوا مِنْكُمْ خَاصَّةً وَاعْلَمُوا أَنَّ اللَّهَ شَدِيدُ الْعِقَابِ (25)

25- Öyle bir fitneden sakının ki (gelince) sizden yalnız zalimlere isabet etmez. İyi bilin ki Allah, azabı çetin olandır.

وَاذْكُرُوا إِذْ أَنْتُمْ قَلِيلٌ مُسْتَضْعَفُونَ فِي الْأَرْضِ تَخَافُونَ أَنْ يَتَخَطَّفَكُمُ النَّاسُ فَآَوَاكُمْ وَأَيَّدَكُمْ بِنَصْرِهِ وَرَزَقَكُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ (26)

26- Hatırlayın, yeryüzünde azıcık, müstez’aflar idiniz. İnsanların sizi ka­pıverme­sinden korkuyordu­nuz da O, sizi barındırdı, yardı­mıyla sizi kuv­vetlen­dirdi ve güzel şeylerle sizi rızıklandırdı. Ta ki şükre­desiniz.” (Enfal süresi ayet 8/24-26)

Müslüman, çalmadığı için malı çalınmaz

Can kırmadığından canı kırılmaz.

Puta tapmadığından boynu bükülmez.

Yuvası cennet köşelerinden bir köşedir.

Çocuklarıyla aile yuvasında cennete uçmaya hazırlık yapan kuşlar gibidirler.

Kadere iman ettiğiden gönlünün üzerinden keder kervanı, geçiş yapamaz

Tenlerinin gıdası helal lokma.

Canlarının gıdası Kur’an.

Rahmet peygamberinin ümmeti olmaları nedeniyle rahmet olurlar kimseye zahmet vermezler.

İman, dirilişin adıdır. Mü’min insan, diri insan demektir. Ölü kalbini Allah’ın ayetleriyle sulamış, amel çiçekleri açmış insan demektir.

Kâfir ise, Rabbin yarattığı kalpten, Rabbin sevgisini çıkarmış, kendi­si gibi bir kâfirin kara gölgesine tapınmış, Rabbin rahmet damlalarını en­gellemiş ve ölmüş insandır.

Allah ve Resulü bizim iki dünyada da güzel hayat yaşamamızı iste­mektedirler.

O Allah (c.c.) bize bizden daha yakınken biz ondan uzaklaşmayalım Gönlümüzden” geçeni biz bilmeden o bilir. Çünkü O bize şahdamarımızdan daha yakındır. Ve mutlaka onun huzurunda toplanacağız.

# Mhmt171102

(21)

Loading Facebook Comments ...