…:: MAHMUT TOPTAŞ ::… HARAM, HARAMİYİ HARAP EDER 06/04/2018

Tarafından   6 Nisan 2018

…:: MAHMUT TOPTAŞ ::…

HARAM, HARAMİYİ HARAP EDER
06/04/2018

“Dedesi ham erik yediydi, torununun dişi kamaştı” atasözü vardır.

Konya’da hikayesini anlatmıştı komşum.
Babası iyi bir insan olan çocuk, babası gibi davranmıyor, komşulara rahatsızlık veriyor ve sonunda ağır bir suçla hapse koyuluyor.

Mahallenin yaşlı filozofuna sebebi sorulduğunda, “Bunun babası iyi adam ama dedesi haram yemişti, çocuğunda ortaya çıktı. Ne demiş atarımız: “Dedesi ham erik yediydi, torununun dişi kamaştı”

Kamaşmayı bilmeyenler bu günlerde manavlara gelen ham erikten biraz fazla yerse diş etlerinde bir hal hissedilir işte o hale “kamaşmak” denir.

Yediklerimiz, içtiklerimiz, giydiklerimiz, kokladıklarımız, havamız, güneşimiz, dost yüzü, düşman sözü…gibi her türlü davranışın bizde etkisini gösterdiğini biliyoruz.

Haramların da insan üzerinde etkili olacağı kesindir.
Rabbimiz, helalinden kazanmamızı istediği gibi, ihtiyaç sahiplerine yardım ederken yine helalinden ve temiz olanından vermemizi emreder:

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آَمَنُوا أَنْفِقُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا كَسَبْتُمْ وَمِمَّا أَخْرَجْنَا لَكُمْ مِنَ الْأَرْضِ وَلَا تَيَمَّمُوا الْخَبِيثَ مِنْهُ تُنْفِقُونَ وَلَسْتُمْ بِآَخِذِيهِ إِلَّا أَنْ تُغْمِضُوا فِيهِ وَاعْلَمُوا أَنَّ اللَّهَ غَنِيٌّ حَمِيدٌ
“Ey iman edenler, kazandıklarınızın en güzellerinden ve sizin için yerden çıkardıklarımızdan (Allah için) harcayın. Kendinizin göz yumma (tiksinme) dan alamayacağınız pis/haram şeyleri vermeye kalkışmayın. İyi bilin ki, şüphesiz Allah, ğani (kimseye muhtaç değil) dir, övülmeye layıktır.” (Bakara süresi ayet 2/267)

Havası tertemiz, suyu pırıl pırıl, evleri ve sokakları güvenli, herkesin gözü, gönlü ve midesi tok, ülfet içinde, birbirlerine tanıdık tanımadık herkese selam vererek yaşamasını istiyorsak yiyecek, giyecek, içecek ve barınaklarımızın helal yollardan kazanılmasına dikkat edelim.

Sevgili peygamberimiz, abdestsiz namaz olmadığı gibi hazineyi hortumlayanın da sadakası kabul edilmez anlamında şöyle buyurur:

عَنْ مُصْعَبِ بْنِ سَعْدٍ قَالَ دَخَلَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ عَلَى ابْنِ عَامِرٍ يَعُودُهُ وَهُوَ مَرِيضٌ فَقَالَ أَلاَ تَدْعُو اللَّهَ لِى يَا ابْنَ عُمَرَ. قَالَ إِنِّى سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ -صلى الله عليه وسلم- يَقُولُ « لاَ تُقْبَلُ صَلاَةٌ بِغَيْرِ طُهُورٍ وَلاَ صَدَقَةٌ مِنْ غُلُولٍ ». وَكُنْتَ عَلَى الْبَصْرَةِ.
“Abdestsiz namaz kabul edilmez, ganimet/hazineden çalanın sadakası da kabul edilmez” (Müslim, Sahih, K. Taharet, bab 3, Buhari hariç beş hadis kitabında, Müsned-i Ahmed ve diğer hadis kitaplarında da rivayet edilmiş)

10.04.2000 tarihli yazımda İsra süresinin tefsirini yaparken:

“İnsan, Rabbiyle olan bağını koparınca ipini koparan gibi dağ ile bağı ayırt edemez. Bağları bozar dağ yapar. Haklıyla haksıza bakmaz. Kendi kesesine, kasasına girenle çıkana bakar. Ağzına girenin haram veya helal olması onu ilgilendirmez. Hatta bilime de inandığından kimya profesörüne haram elma ile helal elmanın tahlilini yaptırır. İkisinin de aynı olduğunun belgesini alır ve televizyonda “haram” diyenlerin karşısına bilimsel belgelerle çıkarak “haram” diyeni yobazlıkla itham eder.” Diye yazmıştım.

Ama gün geldi devran döndü bilim adamları haram lokmanın genleri bozduğunu ve ana rahmindeyken annenin yedikleri haramın çocuğu etkilemeye başladığını ortaya koydu.

Haraminin biri “Haramdan kazandıklarımı ne yapayım” diye bana sordu.

Ben de ona “Köyde iken elde ettiğin haramlarla bu İstanbul’da satın aldığın hanı, 60 yıl sonra o adamın varislerine dağıtacaksın ve altmış yıl elde tuttuğun için tevbe edeceksin” dediğim de “Ben bir Hacca gideyim, anadan doğmuş gibi olayım” dedi.

#MahmutToptas #Mhmt180406
Ben de ona, o hadisi açıklayan “Haramla yapılan haccın kabul edilmeyeceğini sevgili peygamberimizin:

ثُمَّ ذَكَرَ الرَّجُلَ يُطِيلُ السَّفَرَ أَشْعَثَ أَغْبَرَ يَمُدُّ يَدَيْهِ إِلَى السَّمَاءِ يَا رَبِّ يَا رَبِّ وَمَطْعَمُهُ حَرَامٌ وَمَشْرَبُهُ حَرَامٌ وَمَلْبَسُهُ حَرَامٌ وَغُذِىَ بِالْحَرَامِ فَأَنَّى يُسْتَجَابُ لِذَلِكَ
“Uzun yollardan yorgun argın Kabe’ye gelen ve ellerini kaldırarak “Ya Rab Ya Rab” diye dua eden, yediği haram, içtiği haram, giydiği haram olan kişinin duasının kabul edilmeyeceğini” haber verdiğini ve mutlaka hakları hak sahiplerine verdikten sonra tevbeye başlamasını söyledim ama kabule yanaşmadı.

Hak sahiplerini bulamazsanız, sevap beklemeden ihtiyaç sahiplerine dağıtıverin.

Bize, haram yemeyen, harama uçkur çözmeyen erkek ve kadınlarımızın örnekliği ve önderliğinde haramilerin de ıslahı için onları hani hastahanelerde uyuşturucudan uzak tutarak tedavi edildikleri gibi helalın tadına da ağızlarını alıştırarak, tevbelerle tendeki haramların çıkarılmasına çalışarak topluma gül devrini getirecek, güllü kelimelerle, ballı sözlerle, güven veren gözlerle davranacak nesiller gerekir.

Kafir Ömer, Kelime-i Şehadet getirdikten sonra, helal ve harama dikkat ederek, dünya adalet tarihinin baş taraflarına adını yazdırmıştır. (Allah ondan razı olsun)

(12)

Loading Facebook Comments ...