Mahmut Toptaş – GAVURUN DÜMEN SUYUNDAN ÇIKALIM 30/10/2017

Tarafından   30 Ekim 2017

Dolap çevirenlerin, dolabın suyundan yararlananların lehinde veya aleyhinde fazla meşgul olarak biz de farkına varmadan o dolaba su taşıma görevini yapıyoruz.

Bizim asıl işimiz olan Allah’ın kitabını, onun nasıl yaşanacağı konusunda Kur’an-i Kerimin örnek gösterdiği sevgili peygamberimizin Sünnetini öğrenme, yaşama ve yaşatma işlemini yapmamakla biz, karşı olduğumuz sisteme hizmet etmiş oluruz.

Başımıza çorap örenleri, çuval geçirenleri bizim yeniden tanıtmamıza gerek yok.

Adamlar, gavurluklarını aleni yapıyorlar.
Kur’anın yasakladığı her şeyi kanun haline getirmişler.

Bu ahlaksızlık o kadar masum şekilde sunuluyor ki, gönlünün sevdiği aklının henüz tanışamadığı İslam’a gönül veren bizler, kendi aramızda parçalanmaya başladık.

Çarşıları, daireleri, sokakları, üniversiteleri…. İnkar, hortum, rüşvet, faiz, gasp, hırsızlık, uyuşturucu gibi şeylerle dolduranlara karşı ılımlı, şiddetli, mülayim, katı davranışlı olarak parçalanarak birbirimizle uğraşırken meydanda yine onlar cirit atmaya devam ediyorlar.

Bu günden itibaren bu ülkenin imamıyla, cemaatiyle, sarhoşuyla, dervişiyle, berduşuyla, cahiliyle, alimiyle, eriyle generaliyle, sanatçısıyla, sıvacısıyla her telden adamıyla topluca bizim şu anda bile kanımızı, kalbimizi, tenimizi, canımızı yöneten Allah celle celalühün kitabını öğrenmeye, öğretmeye, yaşamaya, yalnız onu konuşmaya yönelirsek ABD nin de AB nin de, Rusya’nın da, Çin’in de dümen suyuna uyarak yol almadığımız gibi çevirdikleri dolaba da su taşımayız.

Bizi birbirimize kırdırıyorlar.

Bir zamanlar Rusları Afganistan’dan atan mücahitlere maddi yardımlar yapmıştık, bir kısım insanlarımız gidip orada çarpışmış şehit veya gazi olmuşlardı.

Ruslar gece Afganistan’ı boşaltırken boşluğu dolduran Amerikan ordusu dedi ki “bu Mücahitler, Mücahit değil bunlar münafık” dedi biz, hepimiz koro halinde bir gün önce sevdiğimiz insanları inkar ediverdik.

Bengaldeş’te bir gün önce sevilen, sayılan, duası istenen Cemaati İslami’nini önderleri kırk yıl önce sen suç işledin diyerek asılırken yine aynı Müslüman halk istedikleri duaları geri gönderiverdiler ve aleyhinde konuşmaya başladılar.

Mısırda İhvanın durumu da onlardan farklı değil.
Yemen’de Şiilerle Sünnilerin savaşı var zannederiz.

Önceden bilinen değerli ilim adamlarının isimleri iki tarafada bildirilerek ilim adamları yok ediliyor.
Şii Husi’lerin eline Sünni ilim adamları teslim ediliyor, Sünni savaşçıların eline Şii ilim adamları teslim ediliyor.

İkisi de işini çok kirli bir şekilde yaparken kendi neslini helak ediyor.

Bu işlem bittikten sonra batılılar araya girecekler, bir koalisyon hükümeti kuracaklar batılı değerlere göre yönetim programını ellerine verecekler.

Suriye’de yıkılan binalardan, fabrikalardan daha zararlıdır yok edilen İslam Alimlerinin yıkılması.
Bu hafta boyu yalnız şu ayetlerin açıklamasını birkaç tane tefsirden okuyarak bu haftanın konusu yapalım.

Dükkanlarda, dairelerde, otobüslerde, trenlerde, uçaklarda, üniversitelerde, kışlada karakolda bu iki ayet tatlandırsın hayatımızı:

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آَمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ حَقَّ تُقَاتِهِ وَلَا تَمُوتُنَّ إِلَّا وَأَنْتُمْ مُسْلِمُونَ
“Ey iman edenler, Allah’tan sakınılması gerektiği gibi sakının ve ancak Müslüman olarak can verin.

وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللَّهِ جَمِيعًا وَلَا تَفَرَّقُوا وَاذْكُرُوا نِعْمَةَ اللَّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ كُنْتُمْ أَعْدَاءً فَأَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَأَصْبَحْتُمْ بِنِعْمَتِهِ إِخْوَانًا وَكُنْتُمْ عَلَى شَفَا حُفْرَةٍ مِنَ النَّارِ فَأَنْقَذَكُمْ مِنْهَا كَذَلِكَ يُبَيِّنُ اللَّهُ لَكُمْ آَيَاتِهِ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ
“Hepiniz topluca Allah’ın ipine (Kur’ân’a) sımsıkı sarılın, parçalanmayın. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani siz birbirinize düşman idiniz de, O kalplerinizi birleştirdi ve O’ nun nimetiyle siz kardeş oldunuz. Ve siz ateş çukurunun kenarında idiniz de, O sizi kurtardı. Allah doğru yola gelesiniz diye ayetlerini işte böyle açıklar.” (Al-i Imran süresi ayet 3/102-103)

#Mhmt171030

(21)

Loading Facebook Comments ...