…:: MAHMUT TOPTAŞ ::… EZİKLER KULÜBÜ

Tarafından   7 Nisan 2017

…:: MAHMUT TOPTAŞ ::…

EZİKLER KULÜBÜ

07/04/2017/Cuma

Yunan tanrılarının evi olarak kabul edilen Olimpos dağına ayin yapmaya giden kafilenin içinde, elinde tesbih ile tevhid çekene benzeriz.

Mekke’deki Ka’be’yi yıkmaya giden kafir komutanın, arabasını süren, şoföre beş vakit namazını kılsın diye ona en kaliteli halı seccade alıveren komutana hizmet eden Müslüman şoför gibiyiz.

“Yoluna ölürüm” dediği Kur’an-i Kerimi okumasını öğrenecek zaman ayıramayan, içeriğini okumayan, ama duvara asıp nazarlık gibi, Faraday kafesi gibi belalara karşı koruma görevlisi gibi Kur’anı kullanan adamlar gibiyiz.

Yunan tanrılarının kullarının kitaplarını okuyarak büyürüz, yaşlanırız ve ölürüz.

“Yoluna ölürüm” dediğimiz, duvara asıp, dolaba kilitleyip dibinde yattığımız Kur’an-i Kerimi mezarlıktaki toprağımıza okurlar.

Dediklerimin doğruluğunu test etmek için “Okunacak Kitaplar” listesi yayınlayanlar ister sağdan olsun ister soldan olsun, hiç fark etmez, canımıza, kanımıza, dinimize, imanımıza saldıran ülkelerden terceme edilmiş veya o tercemeler etkisi altında büyümüş yerli yazarlarımızın kitapları tavsiye ediliyor.

En İslamcı diye bilinen birinin listesine baktım maalesef Kur’an-i Kerim birinci sırada değil.

Kaçıncı sırada diye sorduğunuzu tahmin ediyorum.

Sonuncu sırada da değil.

Yok.

Sıralamaya almamış.

Sevgili peygamberimizin bizden ve Kur’an’ın okunmasını anlaşılmasını yaşanmasını engelleyenlerden şikayetçi olacağını Rabbimiz bize haber verir:

وَقَالَ الرَّسُولُ يَا رَبِّ إِنَّ قَوْمِي اتَّخَذُوا هَذَا الْقُرْآَنَ مَهْجُورًا

“Rasül şöyle dedi: Ya Rabbi benim kavmim, bu Kur’anı terkedil­miş bir şey kıldı. (Kur’ân’dan uzaklaşanlar için Peygamberi­mizin şikâyeti olacak.) (Furkan süresi ayet 25/30)

İğdiş insan yetiştirdik.

Ezik Müslüman ürettik.

Haftanın kitabı, ayın kitabı gibi yaftalarla terceme romanlar piyasaya sürüldü.

O ayın aydını olmanın yolu o kitabı almak, okumak, okumuş gibi görünmek, yazarın adını bilmek, bir cümlesini söz arasına zehir gibi sıkıştırıvermek modasına kapılanlarımız ezik üretim mahsulü insanlarımızdır.

“Nasa’da çalışıyorum. Adamlar gavur ama bana çok iyi davranıyorlar, odamda namaz kılmam için yer bile yapıverdiler”

Kabe’yi yıkmaya giden gavur, senin gibi içki içmeyen pilotu tercih eder.

Tesettürlü kızımız veya sakallı delikanlı oğlumuz caddede giderken elinde ki kitabın adını gösterecek şekilde yürürken kitabına bakarak ezikliğine veya değilliğine karar verebilirsiniz.

Evinde hanımının vitrininin beş rafından birini ancak kitapla doldurabilen bey veya hanımın o kitaplarının arkasındaki isimlerden ev sahibinin ezikliği veya değilliği bilinebilir.

Evde bir Kur’an-i Kerim lazım olsa öbür odanın neresinde saklıyla biraz geç getirirler.

Sakalı Şerif saklar gibi saklıyorlar.

Ve bu saklama günahından da sevap bekliyorlar.

Başta hocalarımız, öğretmenlerimiz, öğretim görevlilerimiz, öğretim üyelerimiz, siyasilerimiz, toplumbilimcilerimiz….ilgili her kesimimiz bu konunun üzerine eğilmeli.

Ekonomi üzerine eğildiğimizin üzerinde bu konuya eğilinmeli demeyeceğim, çünkü şimdilik yapımız müsait değil.

Ölçü, bütün bakanlarımızın bir yıllık konuşmalarının ve icraatlarının kaçta kaçı iki dünyamızda da bizi beyefendi yapacak olan dinimizle ilgilidir?

Dinin hakim olduğu yerde ekonomi de düzelir, sosyal adalet sağlanır.

Ekonominin hakim olduğu yerde din, iman, ahlak, edep, saygı zayıflar.

Şekilde görüldüğü gibi.

#Mhmt170407

(45)

Loading Facebook Comments ...