…:: MAHMUT TOPTAŞ ::… DELİLERİN HAMİSİ DOSTLARIM OLDU 04/07/2019 Perşemb e

Tarafından   6 Temmuz 2019

…:: MAHMUT TOPTAŞ ::…

DELİLERİN HAMİSİ DOSTLARIM OLDU

04/07/2019 Perşembe

Karaman’da delilerin hamisi Deli Said, İstanbul’da delilerin sığınağı Abdullah Işıklar.

Bunların ikisini de, çok akıllı olduklarından etraftaki delilerin yeme ve içme işlerini hallederken tanıdım.

Kadiri dervişi Deli Said, (Allah rahmet eylesin) Karaman’ın Kervansaray semtinde çalıştırdığı Pastahane, Karamanın delilerinin yiyip-içtiği yerdi.

Restoran, pastahane çalıştıranlar, hemen aklınıza “Delilerin geldiği yere akıllılar gelmez ve kaybederim” yanlışı gelmesin.

“Karamanın Delilerine de bakıyor” diye bir çok insan, pastasını Deli Said’den alırdı.

Bir çok pastahane açıldı-kapandı ama Deli Said’inki yıllarca devam etti.

Abdullah ağabey ise (Allah sıhhat ve afiyetini devam ettirsin) İstanbul’un velileri ile delilerini iyi tanır.

Abdullah ağabey, (D: 1933-) zor günlerin gazetecisidir. Büyük gazetelerde muhabirlikten yetişmiş, yayıncılığa başlamış “IŞIKLAR YAYINEVİNİ” kurmuş.

İslamcı dergi ve gazetelerin kapatıldığı günlerde o gazete çıkarır ve ihtiyacı karşılar.

1957 yılında çıkardığı “Fetih” gazetesinde Hasan Basri Çantay, Eşref Edip, Necip fazıl Kısakürek… gibi yazarlar..

12 Eylül darbesinden sonra çıkardığı Mizan gazetesinde, Enver Baytan, Mahmut Toptaş, Mehmet Şevket Eygi …gibi yazarlar vardı.

Ortalık sükuna erince gazetesini kapatır, yayınevine ağırlık verir.

Bir gün Sultanahmet’teki Firuz ağa camiinin köşesinde, ilk defam gördüğüm, sırtında çantası, elinde asası, saçları tepesinde toplanmış ve yukarıya doğru otuz santim kadar spreyle dondurulmuş bir adam, boşluğa uzunca sövdü.

Susunca, seyredenlerden para vermek isteyenlerden almıyor, zorlayana da azarlar gibi “Yoluna devam et” diyordu, almıyordu.

Bir gün Sultanahmet civarında giderken karşılaştık ve cebimden çıkardığımı verince aldı ve anama, atama tüm geçmişime dua ederken bas bas bağırıyordu.

Deliler hamisi Abdullah ağabeye onu sordum.

“Yalnız. Allah’tan başka kimsesi yok. Adı Aydın. Herkesten almaz. Senden aldıysa seni sevmiş demektir” dedi.

Dün, Abdullah ağabeye son durumunu sordum, Dar’ul-Aceze’de vefat ettiğini söyledi ve bir hatırasını anlattı: “Bir gün geldiğinde ‘Biz bu hale nasıl geldik, halimiz ne olacak Aydın ağabey” dediğimde “Bizi bir araya getirmemek için aramıza Demokrasi bombası attılar ve paramparça ettiler” diye cevap verdi” dedi.

Bir gün Abdullah ağabeyi çıkardığı Gazete idarehanesine girdiğimde üç tane deli oturmuş çay içiyorlar.

Ben de beşincileri oldum.

Derken biri daha geldi ve bana “Kilo almışsın” dedi.

Ben de “Sen kadar değil” dedim.

“Bak” dedi “Yarın kırk zeytini sayacaksın, otuz dördünü sabah kahvaltısında, 33 ünü öyle yemeğinde, 33 ünü de akşam yiyeceksin. Sudan başka bir şey yemeyeceksin.

İkinci gün 39 yiyeceksin, her gün bir eksilterek, kırkıncı gün bir tane zeytin yiyerek bir ömür boyu bir zeytinle yaşayacaksın” dedi. -Aman siz bu deli tavsiyesine uymayın- ben de ona “Senin bu tavsiyene iki sebepten uymam;

Birinci sebep, sen kendi tavsiyene kendin uymuyorsun, bana söylüyorsun. Kur’an-i Kerimde:

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آَمَنُوا لِمَ تَقُولُونَ مَا لَا تَفْعَلُونَ

“Ey iman edenler yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?” Saff süresi ayet 61/2) diyor.

İkinci sebep, sevgili peygamberimiz meşru olan her şeyi yememizi ve midemizin üçte birini yemekle, üçte birini su ile, üçte birini de hava ile doldurmamızı tavsiye ediyor:

عَنْ مِقْدَامِ بْنِ مَعْدِي كَرِبَ ، قَالَ : سَمِعْتُ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ : مَا مَلأَ آدَمِيٌّ وِعَاءً شَرًّا مِنْ بَطْنٍ. بِحَسْبِ ابْنِ آدَمَ أُكُلاَتٌ يُقِمْنَ صُلْبَهُ ، فَإِنْ كَانَ لاَ مَحَالَةَ فَثُلُثٌ لِطَعَامِهِ وَثُلُثٌ لِشَرَابِهِ وَثُلُثٌ لِنَفَسِهِ.

“Ademoğlu, karnından daha şerli bir kap doldurmamıştır. Ademoğluna belini dik tutacak kadar yiyecek yeterlidir. Yediğinde de midenin üçte birini yemek, üçte birini içmek, üçte birini nefes almak için ayırmalıdır” “(Tirmizi, Sünen, K. Zühd, bab 47, Nesai, Sünen, K. Adab’ül-Ekl, bab 23, Hakim, Müstedrek, K. Rikak, hadis no 7945)

Hadisini de anlattıktan sonra, “Allah bu dünyada cömertliğimi devam ettirirse, öbür dünyaya gittiğimde de cömert olmak isterim. Kabirde ziyaretime gelen böceklere de bol bol ikramda bulunmak isterim” deyince “Akıllı buuuu” deyivermişti.

#MahmutToptas #Mhmt190704

(3)

Loading Facebook Comments ...