…:: MAHMUT TOPTAŞ ::… BİR REFERANDUM DAHA YAPALIM

Tarafından   18 Nisan 2017

…:: MAHMUT TOPTAŞ ::…

BİR REFERANDUM DAHA YAPALIM

18/04/2017/Salı

Pazartesi bir, Salı iki, Çarşamba üç.

Bu üç günlük küslükten sonra bütün siyasiler, onların arkasında yürüyenler, gönül kıranlar, kasdı aşan sözler söyleyenler!

Perşembe günden itibaren sözle doğrudan kırdıklarınıza, telefonla üzdüklerinize, Facebook’tan yerdiklerinize, düzeltme, gönül alma, hatır sayma telefonları, facebook mesajları gönderiniz.

Sevgili peygamberimiz:

حَدَّثَنِي أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ ، رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ ، أَنَّ رَسُولَ اللهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ : لاََ تَبَاغَضُوا ، وَلاَ تَحَاسَدُوا ، وَلاَ تَدَابَرُوا وَكُونُوا عِبَادَ اللهِ إِخْوَانًا ، وَلاَ يَحِلُّ لِمُسْلِمٍ أَنْ يَهْجُرَ أَخَاهُ فَوْقَ ثَلاَثَةِ أَيَّامٍ

“Birbirinize buğz etmeyiniz, haset yapmayınız, sırt dönmeyiniz, ey Allah’ın kulları, kardeş olunuz. Bir Müslümanın kardeşine üç günden fazla küsmesi helal değildir” buyurmuş. (Buhari, Sahih, K. Edeb, bab 57, Müslim, Sahih, K. Birr, sıle ve adab, bab 8)

Küsme özelliğimizi Rabbimiz bize verdiğine göre ten ve canımızın küsme gıdasına da ihtiyacı var demektir.

Bütün mesele bu küsme özelliğimizi de İslama göre ayarlamamız gerekir.

O da üç günü geçmemek şartıyla.

Nisa süresinin 34 üncü ayetinde araları bozulan eşlerin yataklarını ayırabileceğini haber verirken sevgili peygamberimiz de bunun üç günü geçmemesi gerektiğini bildirir.

Bu üç gün içinde kafamızı dinleme, isabetli karar verme günleridir.

Küsmeyi çoğaltan insan, küstahlaşır.

Küstaha da güven kalmaz.

Barışmada, haklı olan el uzatsın, selam yollasın.

Büyük olan küçüğüne “Geliyorum, çayı koy” desin.

Kazanan, kaybedene, “Beraber yürüyelim, aklına ihtiyacım var” deyiversin.

Kırdığımız ve kırıldığımız her Müslümana el uzatalım.

Genel bir afffffff havası estirelim.

Bakınız, Cumartesi gününe kadar Avrupa için en büyük küfür sayılan “Nazi” kelimesini kullanan siyasilerimiz, Pazartesi, yani dünden itibaren yumuşatma konuşmalarına başladılar.

Perşembe gününden itibaren de bütün muhalif ve muvafıkların ortak kabul ettiği ılımlı, güllü, ballı kelimeleri kendi vatandaşlarımıza ve siyasilerimize konuşmaya başlayalım.

Avrupalının istediği küsmemizdir.

Hatta Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Kati Piri’nin ifadesiyle “Türkiye toplumunu derinden kutuplaştırmaktır”

Mehmet Akif Ersoy Merhumun ifadesiyle İslam düşmanlarının isteği: “Önce parçalamak, sonra yutmaktır”

Kati Piri, hayır cephesinin hepsini Avrupa yanlısı kabul ediyor ve şöyle diyor: “Bugünkü sonuçlar, Türkiye’de Avrupa değerlerini paylaşan ve ülkeleri için farklı bir gelecek seçen milyonlarca kişi olduğunu gösteriyor.”

Sayın Kati Piri, Sava Paşa, Osmanlı ülkesi olan Yanya’da 1832 yılında doğan, Rum asıllı Hıristiyan idi.

Osmanlı da Bakanlık, Valilik, Mütesarrıflık, Galatasaray Lisesi Müdürlüğü yaptıktan sonra emekli olur ve Paris’e yerleşir.

1892 yılında Paris’te Fransızca “İslam Hukuku Nazariyatı Hakkında Bir Etüd” adında bir kitap yazar ve yayınlar.

O kitabının Fransızcasını okumanı tavsıye ederim.

O kitabında Fransızlara, Müslümanın iç dünyasının fotoğrafını verir:

1) Bir Müslüman ne kadar zayıf olursa olsun hiç bir zaman din değiştirmez.

2) İslam’a uygun olmayan hiç bir şeyi yaşamında uygulasa bile kabul etmez.

3) En aşağılık işleri yapsa da dininden vazgeçmez.

4) İslami olmayan kanuna uyuyor gözükse de fırsatını bulduğunda uymaz.

5) İslam’a uymayan kanunlara itaaten uzaklaşmak, Müslüman için farz olur” diyor.

Ve ben size sizin anlayacağınız bir teklif sunayım, gelin en yakın zamanda Türkiye’de yeni bir referandum yapalım ve halkımıza soralım:

İslam’ın kriterleri mi?

Avrupa kriterleri mi?

Sonuç %98 İslam’ın kriterleri.

%2 Avrupa kriterleri.

Cesaretiniz varsa buyurun.

#Mhmt170418

(40)

Loading Facebook Comments ...