KİMSE MÜSLÜMAN’A ZARAR VEREMEZ …:: MAHMUT TOPTAŞ ::…

Tarafından   9 Eylül 2016

 KİMSE MÜSLÜMAN’A ZARAR VEREMEZ …:: MAHMUT TOPTAŞ ::…

Muhammet Ali Clay’dan önce boks maçı seyretmediğim gibi ondan sonra da seyretmedim.

Dinim boks maçına sıcak bakmadığı için yapmadım.

Muhammet Ali’nin maçlarına bakmam da benim tavizim sayılır ama beni buna iten de 1400 yıldır üzerimize gelen haçlı seferlerinin yaptıkları kötülüklerdir.

Muhammet Ali’yi seyrederken karşısındaki boksörlerin maça çıktıklarında iki elleri hep çene hizasında tutarak maç yaptıklarıdır.

Muhammet Ali ise iki ellerini göbek hizasında tutarak rakibine saldırıyor.

İşi bilen birine sorduğumda “Bu, Muhammet Ali’nin başlattığı bir stildir. Bir çok boksör onu örnek alarak maç yaparlar ama çoğunluk hala çene hizasında tutar ellerini” demişti.

Muhammet Ali, kendini başarılı olmaya hazırlamış, karşısındaki ise kendini korumaya çalışıyor.

Biri gayet açık hareket ediyor, karşısındaki ise kendini kapatıyor.

Beyin, hep kapanma taktiklerini vermeye çalıştığından başarı azalıyor.

Daha önceleri Avrupa ülkelerinde konferans dönüşü birkaç defa yazmıştım.

Örneğim, kendi köyümdür.

İki yüzün üzerinde aile Avrupa’ya işçi olarak gittiler.

Bunların çoğunluğu yalnız Cuma namazı kılarlardı.

Ama Avrupa kendini koruma pozisyonuna girince ev ve gönül kapılarını bizimkilere kapatınca, bizimkileri aralarına almayınca olan bizim lehimize oldu.

Şimdi bütün ailelerin hepsi, beş vakit namazlarını kılarlar, İslam’ın İktidarı için gayret gösterirler.

Batının hastalığı yeniden depreşti, “Aman gidiyoruz, göçüyoruz, Haşema’yla bizi göçürecekler” gibi telaşa kapıldılar ya işte bu da Avrupa’daki Müslümanların işini zorlaştırırken kolaylaşmasını sağlayacak.

22/11/2004/Pazartesi/Milligazete tarihli yazımdan bir kısmını naklediyorum:

 

“İslam Hukukunda “Bir iş daraldıkça genişler” diye bir hukuk usulü maddemiz vardır.

Kırbaç, atın hedefine daha erken varmasına sebep olur.

“Su sıkıştırılamaz” bu bir tabiat kanunudur.

Rabbimiz, tabiata bu kanunu koyduğu gibi Kur’an’ında da Müslüman’a hiçbir insanın zarar veremeyeceğini haber verir:

 وَإِنْ تَصْبِرُوا وَتَتَّقُوا لَا يَضُرُّكُمْ كَيْدُهُمْ شَيْئًا إِنَّ اللَّهَ بِمَا يَعْمَلُونَ مُحِيطٌ (120)

…Eğer sabreder ve sakınırsanız/takva halinde olursanız, onla­rın hi­leşi/planı hiçbir şeyle size za­rar ve­remez. Şüphesiz Allah yaptıkla­rını ku­şatmıştır. (Al-i Imran süresi ayet 120)

Hapse atsalar Rabbiyle halvet olur, sürgün etseler seyahat olur, malını zorla alsalar yükünü ve imtihan sorusunu hafifletirler, işkence etseler günahlarının dökülmesine sebep olurlar, öldürseler şehitlik makamına yükseltirler.

Biz, su gibiyiz. Suyun önünü kesseler başka tarafa akar ve gittiği yeri yeşertir. Müslüman’ın bu hizmetini engellerlerse öbür taraftakini yapmaya devam eder. Her tarafından kuşatırlarsa:

“Yırtarım dağları enginlere sığmam taşarım” der.

Görüntü sizi aldatmasın. Su, dalda çiçek görünürken de, demirde çelik gibi görünürken de, havada gaz halinde iken de, kutuplarda buz halinde görünürken de su olmaya devam eder.

Su, damla olur, damlaya damlaya göl olur, çay olur, nehir olur, deniz olur, buz olur, şekilden şekile girer fakat özelliğinden hiç bir şey kaybetmez.

Müslüman insan, damla gibi tek başına kalsa veya cemaat denizine karışsa, dünyanın hazinelerine sahip olsa veya kendinden başka bir şeyi kalmasa her halükarda Müslümanlığından hiçbir şey kaybetmez.

Su saydamdır. İçinden dışı görünür. Dışından içi görünür. Müslüman’ın da içi dışı gibi olmalı, dışı da içi gibi olmalı.

Su, mermere aksa, mermerdeki su ile de buluşunca mermerde iz bırakır, Mü’min de, kafir insanın fıtratındaki İslam’la buluşunca kafirde olumlu iz bırakır.

Su gibi aziz olunuz, iyimser bakışla yolunuza devam ediniz.”

#Mhmt160909

(48)

Loading Facebook Comments ...

KİMSE MÜSLÜMAN’A ZARAR VEREMEZ …:: MAHMUT TOPTAŞ ::…” da bir yorum