İPİN UCUNA DİKKAT …:: MAHMUT TOPTAŞ ::…

Tarafından   16 Ocak 2016

İPİN UCUNA DİKKAT …:: MAHMUT TOPTAŞ ::…

Askeri tatbikatlarda karanlık bir gecede nehrin karşısına geçilecekse önce yüzme bilenler, ipi karşıdaki ağaca bağlarlar, sonra bu taraftaki ağaca veya kazığa bağlarlar sonra göz gözü görmeyen o gecede ipi hiç bırakmadan karşıya geçerler.

Eğer ipi hain bir askere bağlatırsanız askerler suyun ortasına varınca bağlar çözülür, veya ip kopar ve suyun içindeki askerler boğulur.

Dikenli tarla, mayınlı arazi, bataklık gibi bu dünyadan cennete geçebilmenin yolunu gösteriyor Rabbimiz:

وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللَّهِ جَمِيعًا وَلَا تَفَرَّقُوا 

“Hepiniz topluca Allah’ın ipine (Kur’ân’a) sımsıkı sarılın, par­çalan­mayın….”  (Al-i Imran süresi ayet 103)

Şahısları soyarken devletleşerek milletleri soyanların, namuslarını satanların, bir varil petrol için yüz binleri öldürenlerin arasından cenneti bulmaya çalışıyoruz.

Tek çare Allah’ın ipine ve Allaha inanmış insanların sağlam sözüne güvenebiliriz.

Rabbimiz, Yahudiler için kurtuluş yolunu gösterirken:

ضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الذِّلَّةُ أَيْنَ مَا ثُقِفُوا إِلَّا بِحَبْلٍ مِنَ اللَّهِ وَحَبْلٍ مِنَ النَّاسِ وَبَاءُوا بِغَضَبٍ مِنَ اللَّهِ وَضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الْمَسْكَنَةُ ذَلِكَ بِأَنَّهُمْ كَانُوا يَكْفُرُونَ بِآَيَاتِ اللَّهِ وَيَقْتُلُونَ الْأَنْبِيَاءَ بِغَيْرِ حَقٍّ ذَلِكَ بِمَا عَصَوْا وَكَانُوا يَعْتَدُونَ)

“Onlar her nerede olursa olsun, onlara zillet damgası vu­rulmuş­tur. Ancak Allah’ın ipine (Kur’an’a) ve insanların ipi (gü­veni) ne sarılanlar müstesna. Onlar Allah’tan bir gazaba uğra­dılar da üzerle­rine aşağılık dam­gası vuruldu. Bu, onların Allah’ın ayetlerini inkâr ve nebileri haksız yere öl­dürmeleri sebebiyledir. Ve yine bu, isyan et­meleri ve aşırı gitmeleri sebebiyledir. Buyuruyor. (Al-i Imran süresi ayet 112)

1492 de Avrupalıların İspanya’daki Müslüman ve Yahudi katliamı yaptığında Yahudiler, Osmanlının ipine sarılarak zalim Hıristiyanların katliamından kurtulmuşlardı.

Biz, yüz yılı geçti Allah’ın ipi olan Kur’an’dan ayrılalı.

Kur’an’ın adını severiz.

Duvara asar altında uyuruz.

Onun için can da veririz ama okumaya ve anlamaya gelince yan çizer, kafirin ipine sımsıkı sarılır ve bataklıktan bir türlü çıkamayız.

Bu bataklıkta yılanlara bile ip diye sarıldık yıllarca ve sarılmaya ve yılanlar tarafından sokulmaya devam ediyoruz.

Sevgili peygamberimiz:

عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ

عَنْ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَنَّهُ قَالَ لَا يُلْدَغُ الْمُؤْمِنُ مِنْ جُحْرٍ وَاحِدٍ مَرَّتَيْنِ

“Mümin, bir delikten iki defa sokulmaz” demiş. (Buhari, Sahih, K. Edep, babü La yüldeğu, Müslim, Sahih, K.Zühd)

Demiş ama biz yılan zehrine müptela olmuşuz.

Esrarkeşleri tedavi edecek hastahaneler ve doktorlar var ama Gavur Severliğinin tedavisini yapacak hastahane yok.

Doktorlar da hastanın etrafında dolaşıp “Biraz zehir de bana bulaştırır mısın” diye yalvarıyor.

Gavurun yanında yürürken, “Abi, bir tabanca ver” diyor, veriyor ama kapsülü nemli çıkıyor.

Savaş uçağı veriyor, uçağın beyni, senin dostlarını düşman görüyor, düşmanlarını dost görüyor.

Avlayacağım derken avlanıyoruz.

Atalarımız, “Elin ipiyle kuyuya inilmez” demişler.

Bir kuyuya ineceksen önce ipe bakmayacaksın.

İp kimin elinde ona bakacaksın.

Öğrenci ilk defa kürsüye çıkıp vaaz verecekmiş.

Hocası, gizlice bir ip çekmiş, ipin bir ucunu öğrencisinin ayağına bağlamış ve öğrencisine “Sen yanlış yaptığında ben ipi çekerim sen yeniden doğrusunu söylersin” demiş.

Öğrenci kürsüden “Sallü” demiş, ip çekilmiş.

“Sullü” demiş, ip yine çekilmiş.

“Sıllü” demiş yine çekilince  öğrenci, “İp başkasının eline geçti” demiş.

Meğer cemaatten biri o ipi görünce “bunu neden buraya çektiler ki, nereye gider ki” diye merakla iple oynarmış.

İpin ucundaki birinci derecede önemli.

En yetkili ağızların her gün ayrı demeçler vermesinin temelinde “Sallü, sullü, sıllü” demelerinde başkalarının ağzına bakarak konuşmak vardır.

İpi elinde bulunduran sağlam olduktan sonra ipin de sağlam olması gerekir.

Yoksa kuyunun içinde daha çok kervan bekleriz.

 

(32)

Loading Facebook Comments ...

İPİN UCUNA DİKKAT …:: MAHMUT TOPTAŞ ::…” da bir yorum