HOCALAR BİRBİRİNE KIZMASIN …:: MAHMUT TOPTAŞ ::…

Tarafından   23 Şubat 2016

HOCALAR BİRBİRİNE KIZMASIN  …:: MAHMUT TOPTAŞ ::…

Günümüz hocalarından hepsinin söylediklerinin çoğunluğu doğrudur.

Bazı yanlışlar da ağızlarından veya kalemlerinden kaçıvermiş olabilir.

Birileri yanlış yapsa da üzerine atlasam diye bekleyenler, hemen saldırıyor ve onu yıpratıp yere serip üstüne çıkarak bir adam boyu kadar yükselmeyi hedefliyor.

Himalaya’nın tepesine çıksan da boyun yine aynı santimetredir.

Sen ve ben, ne isek oyuz.

Onun için yarışı Allah’ın kitabına, rasülünün sünnetine uymada yapmalıyız.

Yanlışlarımız vardır.

Uygun bir dille yalnız ve yalnız onun kulağına söylenmelidir.

Yanılmalarımızı ayrılık sebebi değil, bir araya gelme aracı olarak kullanalım.

Kendimizi ölçü, terazi, mihenk yerine koymayalım.

“Bana göre” li sözlerde herkesin doğru söyleyebileceği gibi yanılabileceğini de hatırdan çıkarmayalım.

Şu günlerde ve bundan sonraki günlerde de yanlış yapacak hocaların hepsinin söyledikleri yanlışlar kendilerine ait yanlış değildirler.

Daha önce bu yanlışlar yapılmış, söylenmiş, tenkidi de yapılmış ve kitaplarda yerlerini almışlar.

Doğru söyleyenlerin dedikleri de daha önceden söylenmiş sözlerdir.

1991 yılında bir çok il ve ilçede verdiğim konferansımın adı “Küfür Cephesinde Yeni Bir Şey Yok” idi.

Sonra bu konferansım küçük kitapçık halinde basıldı.

Orada söylediğim gibi, “Bu güneşin altında söylenmedik söz yoktur” denildiği gibi doğrular ve yanlışlar, söylenmiştir, bizler tekrarını yeni bir ağız ve kalıp içinde yayıyoruz.

Onun için yanlışlar, yanlışı yapanın kulağına söylenecektir.

Yayınlanmışsa yanlışın doğrusu yazılacak ve yanlışı yapana hakaret içeren tek kelime söylenmeyecektir.

Sonra yanlış kabul ettiğimiz sözü biz yorumlarken yanlış yapıyoruzdur. Buna da dikkat etmek gerekir.

İki ayrı şair aynı manaya gelen şeyi şiir halinde söylemişler.

Biri demiş ki:

“Sana benim gözümle bakmayanın gözlerini oyarım”

Öbürü de:

“Sana benim gözümle bakan gözler kör olsun” demiş.

Buyurun, yorumlayın ve “Bu kadar da gaddar olunmaz deyin.

Birincisinin kasdı, Türk Bayrağıdır.

İkincisinin kasdı, sevgilisidir.

Sevgili peygamberimiz de “Ameller niyyetlere göredir” buyurmuş.

Geçmişte doğru-yanlış kavgalarının zirveye çıktığı bir zamanda, bir alimin şikayeti üzerine hapse atılmasının ardından suçsuzluğu ortaya çıkınca devlet başkanı onu saygıyla hapishaneden çıkarıp huzuruna alır ve “Seni şikayet eden alimlerin hepsinin cezasını sen ver ve ben uygulayayım” dediğinde o insaflı alim “Bunların hepsi değerli ilim adamlarıdır, kırk yılda meydana gelirler, bunların hepsine altın vererek medreselerinin başına gönder” der.

Devlet başkanı ve hapse atılan alim afvetse de bir kısım insan o iftira ile hapse attıranların başındaki hocayı cezalandırmak için her yerde aramaya başlarlar.

Hapisten çıkan hocanın evine gelirler ve nerede bulabileceklerini sorarlar,

O da “Eğer benim hakkım onlara geçmişse ben helal ediyorum. Eğer beni hapsettirdikleri için Allah’a karşı suç işlemişlerse Allah isterse cezalandırır, isterse afveder, size ne” dediğinde aslında aranan hoca onun evinde saklanıyordu.

Yani, kendisini hapse attıran kişiyi evinde saklıyordu.

Yine kendisini hapsettiren hocalardan biri öldüğünde  ölenin ailesini ziyaret etmiş, ihtiyaçları olduğunda kendisine bildirilmesini istemiş ve onun çocuklarının eğitimine katkıda bulunmuş.

Kasıtsız olarak yanlış yapan hocalarımıza da kızmayın. İnsanız.

Rabbimiz, ikisi de peygamber olan Davud ile Süleyman aleyhisselamların baba ve oğul olduklarını haber verir ve ikisinin bir davada ayrı karar verdiklerine işaret eder, Süleyman aleyhisselama doğrusunu öğrettiğini bildirir:

وَدَاوُودَ وَسُلَيْمَانَ إِذْ يَحْكُمَانِ فِي الْحَرْثِ إِذْ نَفَشَتْ فِيهِ غَنَمُ الْقَوْمِ وَكُنَّا لِحُكْمِهِمْ شَاهِدِينَ)

Davud ve Süleyman’a da (bağışda bulun­duk.) Hani o ikisi, o kavmin koyun sürüsünün girdiği ekin hakkında hüküm veriyor­lardı. Biz de onların hükmüne şahit­tik.

فَفَهَّمْنَاهَا سُلَيْمَانَ وَكُلًّا آَتَيْنَا حُكْمًا وَعِلْمًا وَسَخَّرْنَا مَعَ دَاوُودَ الْجِبَالَ يُسَبِّحْنَ وَالطَّيْرَ وَكُنَّا فَاعِلِينَ)

Biz onu (n hükmünü)Süleyman’a anlattık. Her birine hüküm ve ilim verdik. Dağları ve kuşları Davud’un emrine verdik. Onunla bera­ber tesbih edi­yorlardı. Bunları yapan bizdik.” (Enbiya süresi ayet 78-79)

Bu dumanlı günlerde, kurtların sürü halinde gezdiği günlerde hocalar birbirine kızmasın, siz de hocalara kızmayın.

Bütün hıncınızı din düşmanlarına karşı kullanın.

 

(137)

Loading Facebook Comments ...

HOCALAR BİRBİRİNE KIZMASIN …:: MAHMUT TOPTAŞ ::…” da bir yorum