HAVRA, KİLİSE, CAMİ VE İÇİNDEKİLERİN KORUNMASI 23/04/2019 Sal ı

Tarafından   24 Nisan 2019

HAVRA, KİLİSE, CAMİ VE İÇİNDEKİLERİN KORUNMASI

23/04/2019 Salı

Sri Lanka’da meydana gelen patlamalarda üç otel ve üç kilisede şimdilik ölenlerin sayısı 207 olduğu, 500 ün üzerinde yaralı olduğu haberi geldi.

Her yer kan, kan, kan.

Bütün bunları yapan da insan.

Hem de eğitimli insan.

Katili bilinemeyen veya gizemli olan öldürmelerde, insanlık ayağa kalkarken, katil biliniyorsa ve de parası ve askeri güçlü ise haklılığı konusunda akılları gergefe vererek katile gerekçe aranıyor.

Şu anda dünya genelinde olduğu gibi bizim ülkemizde de en medeni ülke denilince akla Amerika geliyor.

Ülkesine ihanet edenlerin ilk kaçacağı yer orası.

Milleti soyup soğana çevirenlerin sığınağı.

Ülkesinin inancına hakaret edenlerin firar edeceği yer orası.

İnsan fıtratına uymayan şeyler yapanların utancından gideceği yer de orası.

İşte o devlet, son 20 yıl içinde Afganistan, Irak, Libya, Suriye’de üç milyona yakın insan öldürdü.

On milyondan fazla insan yerinden yurdundan oldu.

Camileri bombaladı. Düğün evlerinde gelinlikleri kana buladı.

Ama kimse bunlara terörist demedi.

Milenyum yılına erdik denildi.

Alemlere rahmet, hazreti Muhammed (Sallalahü aleyhi ve sellem) in vefatının üzerinden miladi takvime göre 1387 yıl geçmiş.

İnsanlık vahşetin, dehşetin, katliamların, sürgünlerin, zehirli gazlarla öldürmelerin, savaş sanayiinin özelleştirilmesinin, her yerde para karşılığı savaş yapacak ordular kurulmasının kanunlarla yapıldığı döneme girdi ve bunun adına da medeniyet denildi.

Sevgili peygamberimizin 23 yıllık peygamberliği döneminde iki milyon beş yüz bin kilometre karelik toprak fethedilmiş ve bu savaşların hepsinde iki taraftan harp meydanında 240 kişi ölmüş. (Bak, Prof. Dr. Muhammet Hamidullah, “Hz. Peygamberin Savaşları”, sayfa:11, Dr. Salih Tuğ çevirisi, Yağmur yayınları, İst.1962)

Yıllar önce Sultanahmet camiinde bir Cuma günü va’zımda bu rakamı söylediğimde namaz sonrası yanıma gelen bir bey “O zaman kılıçla harp ediliyordu. Kılıçla da ancak o kadar adam öldürülebilirdi” deyince ben de ona Milattan önce Büyük İskender ile Keyaniyan kıralı Dara arasındaki harpte kılıçla yüz bin insan öldürülmüştü dediğimde “Hatırladım, özür dilerim” demişti.

Halkına zulmeden, İslam’ın ilerlemesini engellemek isteyen, Müslümanların canına, malına kasteden kafirlerle harp ederken bile dikkatli olmalarını istemiş sevgili peygamberimiz:

عن ابن عباس : عن النبي صلى الله عليه و سلم قال : لاَ تَقْتُلُوا أَصْحَابَ الصَّوَامِعِ

“Kilise ve havralarında kalan (harbe katılmayan) papazları öldürmeyin” buyurmuş. (Ahmet, Müsned Abdullah bin Abbas hadisi)

Bir hadisinde de:

أنس بن مالك ، عن النبي صلى الله عليه وسلم : ( ( لا تقتلوا شيخاً فانياً ولا طفلاً صغيراً ولا امرأة

“Piri fani yaşlıları, küçük çocukları, kadınları öldürmeyiniz” buyurmuş. (Beyhaki Süneni suğra Hadis no 3620)

Savaşın birinde, birkaç çocuğunda öldürüldüğünü duyunca:

عَنِ الأَسْوَدِ بْنِ سَرِيعٍ ، قَالَ : أَتَيْتُ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ، وَغَزَوْتُ مَعَهُ فَأَصَبْتُ ظَهْرًا ، فَقَتَلَ النَّاسُ يَوْمَئِذٍ حَتَّى قَتَلُوا الْوِلْدَانَ – وَقَالَ مَرَّةً : الذُّرِّيَّةَ – فَبَلَغَ ذَلِكَ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَقَالَ : مَا بَالُ أَقْوَامٍ جَاوَزَهُمُ الْقَتْلُ الْيَوْمَ حَتَّى قَتَلُوا الذُّرِّيَّةَ فَقَالَ رَجُلٌ : يَا رَسُولَ اللهِ ، إِنَّمَا هُمْ أَوْلاَدُ الْمُشْرِكِينَ ، فَقَالَ : أَلاَ إِنَّ خِيَارَكُمْ أَبْنَاءُ الْمُشْرِكِينَ ثُمَّ قَالَ : أَلاَ لاَ تَقْتُلُوا ذُرِّيَّةً ، أَلاَ لاَ تَقْتُلُوا ذُرِّيَّةً قَالَ : كُلُّ نَسَمَةٍ تُولَدُ عَلَى الْفِطْرَةِ ، حَتَّى يُعْرِبَ عَنْهَا لِسَانُهَا ، فَأَبَوَاهَا يُهَوِّدَانِهَا وَيُنَصِّرَانِهَا.

“Bu millete ne oluyor da çocukları da öldürmeye başladılar” dediğinde bir adam: “Ya rasülellah, bunların hepsi müşrik çocuklarıydı” diye savunmaya gidince, “Sizin en seçkinlerinizin hepsi müşrik çocuğu idiler” dedikten sonra “Dikkat ediniz, çocukları öldürmeyiniz, dikkat ediniz çocukları öldürmeyiniz” buyurdu. (Ahmet, Müsned, Esved bin Seri’ hadisi)

Sevgili peygamberimizin eğitiminden geçen Hazreti Ebubekir, orduyu Şam’a gönderirken komutana:

عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ ، قَالَ : حدِّثْتُ أَنَّ أَبَا بَكْرٍ بَعَثَ جُيُوشًا إلَى الشَّامِ فَخَرَجَ يَتْبَعُ يَزِيدَ بْنَ أَبِي سُفْيَانَ ، فَقَالَ : إنِّي أُوصِيك بِعَشْرٍ : لاَ تَقْتُلَنَّ صَبِيًّا ، وَلاَ امْرَأَةً ، وَلاَ كَبِيرًا هَرِمًا ، وَلاَ تَقْطَعَنَّ شَجَرًا مُثْمِرًا ، وَلاَ تُخَرِّبَنَّ عَامِرًا ، وَلاَ تَعْقِرَنَّ شَاةً ، وَلاَ بقرة إِلاَّ لِمَأْكَلَةٍ ، وَلاَ تُغْرِقَنَّ نَخْلاً ، وَلاَ تَحْرِقَنَّهُ وَلاَ تَغُلّ، وَلاَ تَجْبُنْ

“Sana on şeyi emrediyorum: çocukları, kadınları, ihtiyarları öldürmeyeceksin. Meyveli ağaçları kesmeyeceksin, binaları yıkmayacaksın, yemek için kestiğin dışında koyun ve sığırları öldürmeyeceksin, hurma depolarını yakmayacaksın, ganimetten çalmayacaksın, ve korkmayacaksın.” (İbni Ebi Şeybe, Musannef, Muhammed bin Fudayl hadisi)

Aradan geçmiş 1387 yıl. Hala dünyanın en medeni insanları Müslümanlardır.

1453 yılında İstanbul fethedilmiş, o günden bu güne kadar İstanbul’da kiliseler çan çalmaya devam ediyorlar.

Yunanistan’ın Atina şehrinde 100 yıl içinde Osmanlıdan kalma yüzlerce camiden ezan okuyacak cami kalmamıştır.

Medeni Avrupa’da şu anda bile beş binin üzerinde camide hoparlörle ezan okumak yasaktır.

Dünya üzerinde havra, kilise ve camilerin korunması için Müslümanların yönetimi ele almasına işaret eden ayetleri okuyalım:

أُذِنَ لِلَّذِينَ يُقَاتَلُونَ بِأَنَّهُمْ ظُلِمُوا وَإِنَّ اللَّهَ عَلَى نَصْرِهِمْ لَقَدِيرٌ

“Zulme uğramaları sebebiyle, kendileriyle harb edilenlere (harb) izni verildi. Allah onlara yardım etmeye elbette kadirdir.

الَّذِينَ أُخْرِجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ بِغَيْرِ حَقٍّ إِلَّا أَنْ يَقُولُوا رَبُّنَا اللَّهُ وَلَوْلَا دَفْعُ اللَّهِ النَّاسَ بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ لَهُدِّمَتْ صَوَامِعُ وَبِيَعٌ وَصَلَوَاتٌ وَمَسَاجِدُ يُذْكَرُ فِيهَا اسْمُ اللَّهِ كَثِيرًا وَلَيَنْصُرَنَّ اللَّهُ مَنْ يَنْصُرُهُ إِنَّ اللَّهَ لَقَوِيٌّ عَزِيزٌ

“Onlar yalnız “Rabbimiz Allah’tır” dedikleri için haksız yere yurtlarından çıkarıldılar. Eğer Allah insanlardan bir kısmını (kâfirleri) bir kısmıyla (mü’minlerle) defetmeseydi/engellemeseydi, manastırlar, kiliseler, havralar ve içinde Allah’ın ismi çokça anılan mescitler yıkılırdı. O’na yardım edene Allah mutlaka yardım eder. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, galiptir.

الَّذِينَ إِنْ مَكَّنَّاهُمْ فِي الْأَرْضِ أَقَامُوا الصَّلَاةَ وَآَتَوُا الزَّكَاةَ وَأَمَرُوا بِالْمَعْرُوفِ وَنَهَوْا عَنِ الْمُنْكَرِ وَلِلَّهِ عَاقِبَةُ الْأُمُورِ

“Onlara (Müslümanlara) eğer yeryüzünde (iktidar için) bir mekan verirsek, namazı kılarlar, zekâtı verirler, iyiliği emrederler, kötülüğü yasaklarlar. İşlerin sonu Allah’a aittir.” (Hac süresi ayet 22/39-41)

#MahmutToptas #Mhmt190423

https://soundcloud.com/erbakan/516-ders-hacc-suresi-tefsiri-mahmut-toptas-19-35

(10)

Loading Facebook Comments ...