EŞKIYA KAFİR, ETKIYA MÜSLÜMAN …:: MAHMUT TOPTAŞ ::…

Tarafından   30 Ocak 2016

EŞKIYA KAFİR, ETKIYA MÜSLÜMAN …:: MAHMUT TOPTAŞ ::…

 

Şehir eşkıyası kapitalist patron, dağdaki eşkıyaya soygun emri vermiş.

“Filan yerden filan yere kadar yolculuk yapan kervanın içindeki bir delikanlıda ağırlıklı bir mal var onu çal gel”

Eşkıya, kervanı durdurur, bir tane delikanlı vardır ve onun da sırtındaki ağır yükü aldıklarıyla şehir eşkıyasına ulaştırır.

Şehir eşkıyası bakar ki getirilen yük bir çuval undan ibaret.

Halbuki o delikanlıda babasından kalma çok değerli pırlanta vardır.

Dağ eşkıyası undan anlar, şehir eşkıyası ünden anlar.

Dünyanın devletleşmiş eşkıyaları yine dünyadaki insanların elinden ununu almaya devam ediyorlar.

Yeraltı ve yerüstü zenginliklerini sömürüyorlar.

Bu yolda can alırlarken can da veriyorlar.

Eceli gelmiş canımızı alabiliyorlar ama Allah’ımıza çok şükür ki imanımızı alamıyorlar.

O iman pırlantasının değerini bilmiyorlar.

Mehmet Akif merhumun:

“İmandır o cevher ki İlâhî ne büyüktür…

İmansız olan paslı yürek sînede yüktür!” dediği gibi o imanın değerini bilmiyorlar.

“Tek dişi kalmış” canavar gibi, dünya medyasını ağız olarak kullanan haklıyı haksız, haksızı haklı göstererek kendi kuyusunu kazmaya devam ediyor.

Batı şehirlerinin kapılarına dayandılar unu ve ünü çalınan mazlumlar.

Yalın ayak, başı açık, kış gününde evsiz-barksız.

Uzaktan eşkıyanın oturduğu yüksek binalara bakarken, emzirdiği çocuğuna sütüyle neler verdiğini bir tek Allah bilir.

Su veremediği çocuğuna süt veren bu kadının önüne çekilen dikenli tellerin arkasındaki sudan abdest alamayınca Teyemmümle namaz kılması eşkıyanın iç dünyasında birazcık insanlık damarı kalmışsa çok şeyin değişeceğini görecek bu gözlerimiz.

Oxford, Harvard, Sorbonne Üniversitelerinin geliştirdiği kültürle donanmış insanlar yapıyor bu soygunları.

Bu Üniversitelerden yetişen yüzlerce papaz, siyasi, diplomat, patron, Müslüman olmuş ama eşkıya kapısında dilenme durumuna düşürülen bu mazlum ve mağdurlardan bu güne kadar bir tek kişi Hıristiyan olmamış.

Eşkıya en fazla elli yıl yararlanabilir bu dünyanın unundan ve ününden.

Ondan sonra doktoru eşkıyaya “Yağ yemeyeceksin kolesterolün var, bal yemeyeceksin şekerin var, sevgilinle oynaşmayacaksın kalpten gidersin” diyor.

Koruması da “dışarı çıkma, Teyemmümle namaz kıldırdığınız kadının çocuğunun namlusu sana çevrilmiş durumda” diyor.

Eski eşkıya ise, korumasından da korunacak yer arayarak ömrünü bitirecek ve cehennemi boylayarak sonu gelmez senelerde yanmaya devam edecek.

Su ile arasına dikenli tel çekilenin Teyemmümle kıldığı namaz, eşkıyanın değerini bilmediği ve gönlünün en değerli yerinde sakladığı iman ise ona sonu gelmez senelerde cennet hayatını sağlayacak inşallah.

 

 

 

 

(32)

Loading Facebook Comments ...