DURUŞUMUZ ÖNEMLİ DURDUĞUMUZ YER DE ÖNEMLİ …:: MAHMUT TOPTAŞ ::…

Tarafından   16 Şubat 2016

DURUŞUMUZ ÖNEMLİ DURDUĞUMUZ YER DE ÖNEMLİ …:: MAHMUT TOPTAŞ ::…

Günde beş vakit namazımızda Hakkın huzurunda duruş, namaz dışında bütün sosyal ilişkilerimizi Rabbin kitabına, sevgili peygamberimizin sünnetine göre ayarlayarak 24 saatimizi de yine Hakkın huzurunda duruş haline getirmek gerekir.

Hakkın huzurunda duruşumuzu güzel yaparsak halkın içinde duruşumuz, dostlarınızın yanında duruşumuz, düşmanlarınızın karşısında duruşumuz, eşinizin gözünde duruşumuz, siyasi duruşumuz güzel ve etkili olur.

Arafat’ta Vakfe/duruşumuzla biz, bütün dünya Müslümanlarıyla birlikte tarafımızı ortaya koyuyoruz.

Bütün bu duruşlar görüntüde farklıdırlar ama hepsinin ortak tarafı durduğunuz yer ve sizin iç dünyanızın duruşudur.

Bu duruşlarımızın ölçüsünü biz koymaya kalkarsak herkes kendi duruşunu doğru gördüğünden kendisi gibi durmayanların yanlış olduğunu söyleyecek, söylemeyle kalmayıp kendisi gibi durmaya zorlayacak, başaramazsa duruşunu kanunlaştıracak ve kanun kırbacıyla durumu düzeltecek.

“El pençe divan duranlar” hiçbir zaman “Dolap beygiri gibi dönüp duranlar” a iyi gözle bakmazlar ve onları da oklava yutmuş gibi durdurmaya çalışırlar.

“Bir dalda durmayanlar” la kafası duranları bir arada durdurmak, Ateşle barutu  bir arada durdurmak gibi zordur.

Duruşumuz önemli ama durduğumuz yer de önemli. İçimiz ne kadar temiz olursa olsun tuvalette namaza durmak olmaz. Duruşumuz güzel ve temiz olduğu gibi durduğumuz yer de güzel ve temiz olmalı.

Namazda ve Arafat’ta aynı gün ve saatlerde bizi bir araya getiren Allah’ın kurallarına uyduktan sonra yeme, içme, giyme, yatma, kalkma, ve bunları elde etme kurallarında Allah düşmanlarının kurallarına 24 saat uyarsak iki arada kalıverir ve birbirimize karşı duruşa geçip silah sıkma halinde dönüşüverir ve bu halimizi de haklılık boyutuna taşıyıverir.

Güzel ve temiz ormana, ormanın içinden bakanla karşıdan bakan aynı şeyi görmez.

Yüz kadar kişinin kirli çamaşırlarının teşhir edildiği bir magazin dergisinden yetmiş sekiz milyon insana bakan birisi, “Halkın yüzde doksanı zina yapıyor” diyebiliyor.

O diyebilir. Kendi çevresi öyle olabilir. Biz bulunduğumuz yerden bakınca öyle görmüyoruz ama başkalarının gördüğünü nakledebiliyoruz.

Gözü ve gönlü güzel bir Profesörümüz bir gün kendi evinde bana gazeteden okuduğu bir fuhuş haberinin kötü boyutunu söylüyor ve rakam veriyor.

Ben kendisine “Bu sokakta böyle biri var mı?” dedim.

“Hayır yok” dedi. Benim sokakta da yok dedim. Diğerlerine sordum aynı cevabı verdiler.

O haberi verenler kendi yüz kişilerinin doksanından haber veriyorlar ve onların tamamı yüz kişi.

Eski Başbakanımızdan biri, lokanta ve marketleri gezdikten, lokanta ve marketleri dopdolu olduğunu gördükten sonra “Bir de ülkede fakirlik var diyorlar” diye konuşuveriyor.

O lokantaya bir ömür boyu giremeyecek milyonları görmüyor.

“Ekmek bulamazlarsa pasta yesinler” diyen Fransız kralının gözüyle bakanlardır.

Durduğumuz yere göre görülen değişir ama o gördüğünü değerlendiren değerler sistemi, değişmeyen bir sistem olmalıdır.

Dereden baksak da,  tepeden baksak da, gördüklerimiz değişse de görüşümüz değişmemeli.

Aşağıdan bakarken “Haksız yere akıtılan bir damla kan, bütün bir dünyaya değmez” görüşünü benimserken, yukarı çıktığında dolar hatırına binlerce cana kıyılmasına yardım edersen o can alıcılar bir gün gelir önce akrabalarını yok eder, sonra senin canını da almaya gelirler.

Hangi din, dil ve ırktan olursa olsun, dünyanın öbür ucundaki bir insanın haksız yere öldürülmesine karşı çıkmak aslında bütün insanlığın öldürülmesine karşı çıkmaktır.

 

https://soundcloud.com/erbakan/167-yunus-suresi-31-34-tefsiri-mahmut-toptas

 

(49)

Loading Facebook Comments ...

DURUŞUMUZ ÖNEMLİ DURDUĞUMUZ YER DE ÖNEMLİ …:: MAHMUT TOPTAŞ ::…” da bir yorum