DİKTATÖR ZORBA CEBBAR – MAHMUT TOPTAŞ

Tarafından   7 Aralık 2015

Her zaman ve mekanda zorbaya rastlanır.

“Dediğim dedik, çaldığım düdük” havasını taşıyan insanlar, doğuda ve batıda, krallıkla, demokrasiyle yönetilen her yerde vardır.

Sistemin adı ne olursa olsun yöneten insan değil mi?

Yetkiyi halktan aldıktan sonra sözü söyleyecek kişi veya kişiler insan oldukça zorbalık var olacak ve devam edecektir.

“Cebbar” isminin yalnız Allaha ait olduğunu, cebbarlığa özenen, Ad, Semud, Firavun gibilerin halkına zulmedeceğini haber verir Rabbimiz.

“Kırılanı saran, bozulanı düzelten, her şeyden yüce ve dilediğini zorla yaptıran” manalarına gelen “Cebbar” ismi Kur’an’ı Kerim’de bir defa Rabbimiz için kullanılmıştır:

 هُوَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ الْمَلِكُ الْقُدُّوسُ السَّلَامُ الْمُؤْمِنُ الْمُهَيْمِنُ الْعَزِيزُ الْجَبَّارُ الْمُتَكَبِّرُ سُبْحَانَ اللَّهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ 

“O öyle Allah’tır ki, Ondan başka ilâh yoktur. Melik (egemen), Kuddüs (tertemiz), Selâm (esenlik veren)Mü’min (İman ve Güven veren), Müheymin (koruyan), Aziz (güçlü, galip) Cebbar (zorlayan, ya­ralar saran), Mütekebbir (çok büyük) dür. Allah on­ların ortak koştuklarından yü­cedir.” (Haşr süresi ayet 23)

Rabbimin emir ve yasaklarına uymak zorundayız.

Bu uyumumuz emri veren Rabbimize faydalı değil, uyum sağlayan bize faydalıdır.

Cebbar olan rabbimizin estirdiği yelleri engelleyemeyiz, doğdurduğu güneşi kapatamayız, baharda açan çiçekleri yok edemeyiz ama bütün  bunlar bize fayda sağlamaktadır.

Rabbimizin Cebbarlığının faydası bizedir.

Güneşi doğdurma veya batırma gücünü de bize verseydi, dünyamız bu günlere gelemez, diktatör, zorbalar tarafından hem kendisi hem milletlerle beraber tabiat da yok edilebilirdi.

Kur’an’ı Kerim’de 10 defa geçen “Cebbar” ismi bir defa Rabbimiz için kullanılmış, geri kalan dokuz defasıyla Cebbarlığa özenenler uyarılmıştır.

İnsanların “Cebbar” olmaması gerektiğini sevgili peygamberimize:

نَحْنُ أَعْلَمُ بِمَا يَقُولُونَ وَمَا أَنْتَ عَلَيْهِمْ بِجَبَّارٍ فَذَكِّرْ بِالْقُرْآَنِ مَنْ يَخَافُ وَعِيدِ 

“Biz onların ne söylediklerini iyi biliriz. Sen onlar üzerine zorba değil­sin. Tehdidimden korkan­lara, Kur’ân’la öğüt ver.” buyurmuş. (Kaf süresi ayet 45) ve böylece kıyamete kadar gelecek olan Müslüman yöneticiler, bu ayeti okuyunca yönettiği ülkeyi bir hapishaneye çevirmemesi emredilmiştir.

Halkın seçimiyle başa geçince, yaratmadığı ve yaşatma konusunda bir nefes bile veremediği milyonlarca, milyarlarca insanın neyi nasıl yapacağına karar veren, uymayanları da cezalandıran çağdaş diktatörler, zorbalar, cebbarlığa özenenler kendilerini Akdeniz’de gezinen kara bela savaş gemileriyle, gökyüzünden ateş saçan uçaklarıyla, yeryüzünde kana susamış, beyni yıkanmış askerleriyle Ad, Semud, Firavun gibi ilahlığa özenmişler ve dünyanın her tarafında insanların yüreklerine korku salmışlardır.

Ancak Rabbimiz, bütün o Cebbarlığa özenen diktatörlerin, zorbaların sonunun geldiğini, az bir Müslüman toplulukla zorbalıklarına son verildiğini Davud-Calut olayında haber verdiği gibi şu ayeti kerimesiyle de bizi yüreklendirir:

وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا لِرُسُلِهِمْ لَنُخْرِجَنَّكُمْ مِنْ أَرْضِنَا أَوْ لَتَعُودُنَّ فِي مِلَّتِنَا فَأَوْحَى إِلَيْهِمْ رَبُّهُمْ لَنُهْلِكَنَّ الظَّالِمِينَ 

“Kâfirler, Peygamberlerine dediler ki: “Elbette sizi yurdu­muzdan çıka­racağız veya siz bizim dini­mize geri döneceksiniz.” Rableri on­lara (Pey­gam­berlere) şöyle vahyetti: “Elbette biz, za­limleri helâk edeceğiz.

وَلَنُسْكِنَنَّكُمُ الْأَرْضَ مِنْ بَعْدِهِمْ ذَلِكَ لِمَنْ خَافَ مَقَامِي وَخَافَ وَعِيدِ 

“Onlardan (kâfirlerden) sonra bu yurda, el­bette sizi yerleşti­rece­ğiz. İşte bu, benim makamım­dan korkan ve vaid (azab)ımdan kor­kanlar için­dir.”

وَاسْتَفْتَحُوا وَخَابَ كُلُّ جَبَّارٍ عَنِيدٍ 

(kâfirlere karşı) Fetih istediler. (sonunda) Her inatçı zorba zarara uğ­radı.” (İbrahim süresi ayet 13-15)

 

 

(69)

Loading Facebook Comments ...