ÇAKMA ADAMLAR

Tarafından   27 Kasım 2015

ÇAKMA ADAMLAR …:: MAHMUT TOPTAŞ ::…

 

Güzel bir kıza talip olan delikanlıya, kızın babası sormuş “Ne iş yaparsın?” demiş.

Delikanlı, inci ticareti yaptığını söylemiş ve zaten gönlü olan kızı kapmış.

Düğün sonrası aradan günler geçmiş ama bir gün olsun dükkanı açmamış ve inciden bahsetmemiş.

Evden dışarı çıkmayan damada, kayınpeder durumu sorunca damat, “ben” demiş “inciden daha değerli söz alıp satardım, ama söz incileri geçerli olmayınca dükkanı kapattım” demiş. (Gülistan)

İpek böceğinin yaptığı ipeklere para gücü yetmeyince Çinliler, Çin ipeği yaptılar ve piyasaya sunuverdiler.

Hakiki incilerin yerine yapay inciler sundular.

Bir teki servet olan incilerin yerine kızlarımız, yapay inci kemerler, gerdanlıklar takıyorlar.

Söz sultanlarının taklitleri çıktığı gibi Sevgili peygamberimize nispet edilen uydurma/yapay hadisler bile ürettiler.

Yapılanlar yeni değildir.

Celaleddin Süyuti, (1445-1505) Uydurma Hadisleri topladığı kitabın adını koyarken buna dikkat çekmiş ve kitabının adını “Yapma İnciler…”koymuş

İnsanın olduğu her çağda, sözün, paranın, süs eşyasının, kumaşın…hatta kahramanın bile çakması sürülür meydana.

Yağcılar, onları yağlarlar, ballarlar, “Ben yutmam” diyenden başlayarak herkese yuttururlar.

Ananız işe yaramıyor, bana hanım bulun babaya, hayırlı evlatları öbür köyden bulup getirmişler. Gerdek sabahı olunca, gün ışıdığında gece yattığı kadının eski hanımı olduğunu anlamış baba.

Çocuklar, analarını boyayıp babalarına yeniden satmışlar.

Çakma zenginlerimiz olur.

Bir anda köşeyi dönerler.

Mahmut Paşadan geçerken limon satan adamın gözlerindeki parıltıyı sezen yetkili onu yanına alır, imkanları önüne serer, köşeyi döner.

O, kendini zengin sandığı gibi, tanıyanları da öyle bilirler ama onu keşfeden adam, köşe başında tuttuğu adama onun servetini teslim ediverir ve şimdilerde onu arayıp soranlar bir türlü bulamazlar.

Beş vakit namazlı, harama-helala dikkat eden birine sordum, “Ne yaparsın, nerede çalışırsın?” dedim.

“Kendi işyerimde asgari ücretle çalışıyorum. Patron batmış, elindeki parayla bana işyeri açtı. Ben patronum, o benim işçim. Ben asgari ücretle geçiniyorum, o patron gibi yaşıyor.” Diyor.

Bundan da sakınalım. Dün d ifade ettiğim gibi alacaklıların paralarını almalarını engelleme işine kendimizi alet ettirmeyelim.

Haramiler, zor durumlarda namazlı niyazlı adam arıyorlar.

Kendi mahallelerinde güvenilecek adama rastlayamadıklarından geliyorlar.
Bizi enayi yerine koyduklarından değil. Kendimizi öyle hissetmeyelim.
Dürüstlüğümüzü istismar ediyorlar onu ettirmeyelim ve kimsenin hak yemesine de yedirmesine alet olmaya da karşı duralım.

https://soundcloud.com/erbakan/074-furkan-suresi-9-19-tefsiri-mahmut-toptas

(10)

Loading Facebook Comments ...