BİZİM ÜSLERİMİZDE KİTAP VAR

Tarafından   27 Kasım 2015

…:: MAHMUT TOPTAŞ ::…

BİZİM ÜSLERİMİZDE KİTAP VAR

Hz Ömer (r.a) Kûfe’yi üs olarak kuruyor. Tarihçilerimizin bildirdiğine göre, Hz. Ömer, İran’ın fethinden önce İran fatihi Sa’d bin Ebi Vakkas’a emir vermiş ve üs olarak Kûfe şehrini kurdurtmuş.

Kur’an ve sünneti bilen dört bin sahabiyi Kûfe’ye iskan etmiş ve Abdullah bin Mesut, Ebu Musa el-Eşari gibi zatları oraya vali göndermiştir.

Bu günkü üslerden farkı, bu günkü üslerdeki silahlar kaç adam öldürülebiliyor hesabı yapılıyor. En fazla adam öldüren silahlarla insanlar üzerine top atmayı, futbol sahasında kaleye top atmak kadar zevkli bulan insanlar bu üslere yerleştiriliyor.

Bu adamlar aracılığı ile Dünyaya, Barbara Cartlad, Maykıl Caksın, Cola kültürü ve adam korkutma sanatı öğretiyorlar.

İstanbul’da bir genç, Blujean giyiyor, Maykıl Caksın dinliyor, colayı içiyor, Üniversitenin camisinde saftaki yerini alıyor.

İngiliz Seafield Kontunun oğlu, Lord James Reidheaven, Müslüman olunca babası hemen Amerika’dan yardım ister. Onlar da Vietnam’da deliren Amerikalı askerleri tedavi eden Dr. Luis Weste’yi gönderirler. Doktor tedavisi Lord’un Müslümanlığının kuvvetlenmesine sebeb olur.(Bak, Aktüel dergisi, 24-30 kasım 1994)

Sunday Express gazetesinin muhabiri olarak gizlice Afganistan’a giren ve Taliban tarafından yakalandıktan sonra ellerinde esir olarak kalan Yvonne Ridley 10 Ekim 2001 tarihinde serbest bırakılır.

İngiltere’ye dönünce Müslüman olduğunu ilan eder ve gerekçe olarak:

1- Amerikan ağzıyla yayın yapan dünya basın yayın kuruluşlarının “Gazeteci bayan Yvonne’ye Taliban askerleri sırayla tecavüz ettiler” haberine içerlemesi.

2- Filistin’de kiliseye sığınan Müslümanlara dünyanın hiçbir yerindeki dini otoritelerden tepki gelmemesi.

3- Dağlarda bomba altında yaşayan ve kendisini kaçıran Taliban’ın kendisine tecavüz etmediği gibi çok nazik davranmaları.

Hz. Ömer’in üsse koyduğu adamlar bir ülkeyi fethedecek güçtedirler. Binlerce adamın İmana girmesine vesile olacak güçtedir, şu Kur’an-ı en iyi anlatacak, en iyi bilen insandır diye yerleştiriyor üsse.

Şimdi hepimizde Kûfe üssünün etkisi vardır.

İmam Ebu Hanife orada yetişmiştir. Ebu Hanife’nin yetiştirdiği insanlar bu gün Avrupa’nın bağrında dört bin üs/cami açtılar.

Amerikan üssündeki füze ile Müslümanların Avrupa’da konuşlandırdığı minareler görüntüde birbirine benzerler ama onların ki öldürür, bizimki “Hayye alel felâh” diyerek kurtuluşa çağırır.

Amerika’nın füzesi bir haftada hastahaneden okula kadar, evlerden yardım binalarına kadar bin insanın ölmesine sebep olurken bizim üslerimiz, Komünist milletvekilinden, pop şarkıcısından, işçisinden, NATO görevlisine kadar yüz bin Avrupalının Müslüman olmasına sebep oldu.

29 Mayıs 1995 Newsweek dergisi 19’uncu sayısında “Avrupa’da sekiz milyon Müslüman nüfusunun batı için tehdit oluşturduğunu” yazıyor.

Amerika’nın üslerinin yok olduğunu göreceğiz İnşallah. Olur mu? Olur. “Olmaz” dediğimiz şeyler, oldu. İlim daima galiptir.

Kılıcın galibiyeti geçicidir.

Dinim, ikisini beraber götürmemizi emrediyor.

Amerika şimdi füzelerin gölgesi altında yaşıyor. Ama onlar endişeli. Çünkü demirin gölgesi de demir kadar ağırdır.

Çin, Rus ve Amerika devlet başkanları bir araya geldiklerinde konuşuyorlar. Ya Çin’deki Uygurlarla Çin ırkından olduğu halde Müslüman olan ve sayıları Uygurlardan da fazla olan “Dungen”ler birleşirse, Rusya’daki Müslümanlarla Çeçenler bir birleşirse, Ya Amerika’daki Müslümanlar bir harekete geçerse, halimiz ne olur?

Korktukları oldu da. NATO da görevli Alman hariciyecisi Wilfried Hofmann, Müslüman olur ve Murat ismini alır.

Müslüman olmasına sebep, Endülüs’te gördüğü İslam sanatı,

İslâm’ın akla uygunluğu ve Hıristiyanlığın, insan tabiatına aykırılığı.

Cezayir’de 1960 larda Alman büyük elçisi iken Fransızların pislikleri, katliamları karşısında direnen Cezayirli Müslümanların direniş esnasında bile oruçlarını tuttuklarını görünce etkilendiğini ve bunları motive eden Kur’anı okumalıyım dedim ve Müslüman oldum diyor. (Bakınız. İslâma Gnül Verenler, Ali Erkan Kavaklı, Nesil yayınları)

Murad Hofman şimdi İslâmı tanıtan eserler yazarak halkına faydalı olmaya çalışıyor. Silahların gölgesinde uyuyan korkakların, silahları başlarında paralanınca çaresiz oraya buraya saldırmaya başladılar.

Nitekim tarihte görülmüştür. Cengiz, bütün İslâm alemini yakıp yıkmıştır. Ama onun torunları Müslüman olmuştur.

Devlet yetkilileri ve bizler, Üslerimizi, öldüren merkezler değil, ruhu ölmüş inkarcıların ruhunu diriltme merkezleri olarak işletmeye devam edelim.

 

(21)

Loading Facebook Comments ...