BAŞKASININ SENARYOSUNU YAZMAYALIM- MAHMUT TOPTAŞ

Tarafından   28 Eylül 2017
BAŞKASININ SENARYOSUNU YAZMAYALIM- MAHMUT TOPTAŞ
28/09/2017
Çünkü, başkalarını yaratan biz değiliz ki onun hayat senaryosunu yazalım.
O senaryoyu yaratan yazar.
Nerede, neyi, nasıl yapacağımızı o bildirir.
Rabbimizin gökyüzünden indirdiği rahmet/yağmurlar, yeryüzünü temizlediği gibi, canlıları sular, bitkilere can verir.
Rabbimizin gökyüzünden indirdiği rahmet/Kur’an ayetleri bütün yaratılmışları temizler, hayat verir ve rahmet olur.
Yağmur rahmeti, dışımızı temizler, rahmet olarak indirilen Kur’an ayetleri hem dışımızı hem içimizi temizler.
Su akarken testimizi doldurduğumuz gibi yaşarken, nefes alırken, Kur’an ayetlerini tenimize, canımıza, iliklerimize, toplum vücuduna kadar emdirmek ve o gıdaya göre büyümek ve büyütmek görevimizdir.
İki dünyamızın güzelleşmesi buna bağlıdır.
“Üst akıl” dendiğinde, biz akla gelmiyoruz.
“Üst akıl” denilen yaratık, dünyanın yarısını ekmeğe muhtaç etti.
“Üst akıl” akıl denilen insan yiyen dev, dünyayı kana buladı.
“Üst akıl” denilende akıl yok.
Akıllı kişi kendini düzeltir.
Başkasını düzeltmeye çalışanlar, dünyaya nizam vermeye uğraşanlar, önce kendisini bozan, sonra başkalarını da bozarak kendi bozukluğunun anlaşılmamasını sağlamaya çalışanlardır.
İşte “Üst akıl” bu günlerde bunu yaparak dünyanın en değerli kanını akıtıyor.
Kendisinin olamadığı kişiliğe çocuğunun ulaşması için çalışanlar, kendisini bozduğu gibi çocuğunu da bozanlardır.
Çocuğunuzun canını kim verdiyse, şu anda kanını kim pompalıyorsa, gelişmesini, büyümesini kim sağlıyorsa, düzelmesini de onun koyduğu kurallara göre ayarlamaya çalışacağız.
Bilmediğiniz bir yolda yürürken, geçtiğiniz yerleri düşünmenin veya ileriyi hayal etmenin anlamı yok.
Siz, ayağınızı basacağınız yere bakın, tuzak olmasın, çukura düşmeyiniz, tökezlemeyiniz.
Atalarımızın içtiği berrak sular için övgüler yazmak bizim susuzluğumuzu gidermez.
Biz, mevcut suyumuzu kirletmemeye çalışalım.
Atalarımızın kahramanlığını anlatmak bizi korkaklıktan kurtarmaz.
Kendimiz kahraman olalım.
Çocuğunuzun elli yıl sonrasını da garantiye almaya çalışmak onu kafesteki kuş gibi elli yıllık yemlemek gibi bir şey.
Geleceğin ne getireceğini Allah’tan başka kimse bilmez.
Biz, çocuklarımızın her zaman ve mekanda ayakta, dimdik kalabilmesini istiyorsak, zaman ve mekanı yaratanın kurallarına uygun şekilde yetiştirmekle hem bu dünyasını hem ahiretini düşünmüş oluruz.
Yarını düşünmeyelim mi?
Bu günün yüklediği yükü taşıyan, yarınını da düşünmüş sayılır.
Bu gün yaptıklarımız, yarının temelini atmaktır.
Geçmişini gözleme, gelmeyecektir.
Geleceği özleme, gelmeyebilir.
Geçmişten ders alarak bu günün görevini yap ki geleceğin temelini atmış olasın.
Adam eşeğine yem vermeyerek iktisat yapmak istiyormuş. Eşeğin açlıktan ölmek üzere olduğunu görünce: “Ölme eşeğim ölme, yaz gelsin de yonca biçeyim” diyerek eşeği son nefesinde yine kandırmaya çalışıyormuş ama eşek ölmüş.
#Mhmt170928

(13)

Loading Facebook Comments ...