ARABULUCULUK 06/03/2019 Çarşamba MAHMUT TOPTAŞ

Tarafından   8 Mart 2019

ARABULUCULUK
06/03/2019 Çarşamba
MAHMUT TOPTAŞ

Belki dünyanın en güzel işlerinden biri arabuluculuktur.

“Arabulucu” deyince otomatik olarak arabozucu hatırımıza geliyor.

Birleşmiş Milletler ne zaman ihtilaflı iki ülke arasına bir arabulucu göndermişse birbirine diş bileyen iki ülke hemen birbirine diş geçirme durumuna giriverdiğinden ve bu güne kadar da olumlu haber alamadığımızdan “Arabulucu” kelimesini de kirlettiler.

Eh, kirlinin eline neyi verirseniz kirlenir.
Halbuki insanların güzellik, narinlik, renk uyumu, simetri/nisbet denince akla gelenlerden biri de kelebeklerdir.

Kelebekler, arılar ve diğer kanatlılar da ayrıca arabulucudurlar.

Çiçekten çiçeğe konup kalkmalarıyla, narin dokunuşlarıyla çiçeklerin döllenmesini sağlarlar ve o çiçeklerin çoğalmasında katkıda bulunurlar.

Gökle yer arasında arabulucu, yukarıya ağan buharla, buluttan aşağıya yağan yağmurlar da arabuluculuk yaparlar da toprağın bağrında yatanların filizlenmesine, çiçeğe dönmesine ve meyvelerin oluşmasına katkıda bulunurlar.

Dünyanın en küçük ve mutlu devleti gibi çalışan, iki çiçek gibi olan eşler arasında anlaşmazlık baş gösterir ve ayrılma noktasına gelmeden, Rabbimiz hem kadın tarafından bir hakem, hem erkek tarafından bir hakem olmak üzere aralarının bulunmasını ister:

وَإِنْ خِفْتُمْ شِقَاقَ بَيْنِهِمَا فَابْعَثُوا حَكَمًا مِنْ أَهْلِهِ وَحَكَمًا مِنْ أَهْلِهَا إِنْ يُرِيدَا إِصْلَاحًا يُوَفِّقِ اللَّهُ بَيْنَهُمَا إِنَّ اللَّهَ كَانَ عَلِيمًا خَبِيرًا
“Eğer aralarının açılmasından korkarsanız, erkeğin ailesinden bir hakem, kadının ailesinden bir hakem gönderin. Eğer aralarını sulh etmeyi isterlerse, Allah aralarında başarı kılar. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir. Her şeyden haberdardır.” (Nisa süresi ayet 4/35)

İslam fıkhının 1400 yıldır kullandığı bu yolu, çağdaş Türkiye yeni kanun çıkararak uygulamaya başladı.

Rabbimiz, İslam ümmetinin özelliklerinden birinin de “vasat ümmet” olduğunu haber verir.

Yalnız bu “Vasat” kelimesi, Türkçe’de kullanılırken mana kaybına uğrayarak kullanılır.

Arabulucunun Arapçası da bu kelimeden türetilmiş ve “Vesıyt” denmiştir. Rabbimiz buyurur:
وَكَذَلِكَ جَعَلْنَاكُمْ أُمَّةً وَسَطًا لِتَكُونُوا شُهَدَاءَ عَلَى النَّاسِ وَيَكُونَ الرَّسُولُ عَلَيْكُمْ شَهِيدًا
“Böylece sizi insanlara karşı (her türlü aşırılıktan uzak) orta (yolu izleyen, adil) bir ümmet kıldık ki insanlara karşı (doğruluğun) şahitleri olasınız ve rasül de size şahit olsun.” (Bakara süresi ayet 2/143)
Her ırktan, her renkten, her dinden insanlara insafla muamele edecek, adaletli davranacak, haksızlığa izin vermeyecek toplum, Müslüman toplumdur. Müslümanların günümüzdeki durumuna bakarak ayet hakkında karamsar düşünmeyiniz. 1400 yıllık tarihin şahitliğini 200 yıllık ezikliğimiz silemez.

Rabbimiz, iki Müslüman toplum arasındaki çatışmaları durdurmak için üçüncü bir Müslüman gurubun arabulucu olmasını emreder:

وَإِنْ طَائِفَتَانِ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ اقْتَتَلُوا فَأَصْلِحُوا بَيْنَهُمَا فَإِنْ بَغَتْ إِحْدَاهُمَا عَلَى الْأُخْرَى فَقَاتِلُوا الَّتِي تَبْغِي حَتَّى تَفِيءَ إِلَى أَمْرِ اللَّهِ فَإِنْ فَاءَتْ فَأَصْلِحُوا بَيْنَهُمَا بِالْعَدْلِ وَأَقْسِطُوا إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الْمُقْسِطِينَ
“Eğer mü’minlerden iki taife bir biriyle harp ederlerse, aralarını düzeltin. Eğer onlardan biri diğerine saldırırsa, saldırgan, Allah’ın emrine dönünceye kadar saldırgana karşı harp edin. Eğer Allah’ın emrine dönerse, aralarını adaletle düzeltin. Adil olun. Allah adilleri sever.

إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ إِخْوَةٌ فَأَصْلِحُوا بَيْنَ أَخَوَيْكُمْ وَاتَّقُوا اللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ
“Mü’minler ancak kardeştirler. O halde kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’tan sakının ki, merhamet olunasınız.” (Hucurat süresi ayet 49/9-10)

Arabuluculuk her sahada geçerldir. Komşular arasında ihtilaf çıktığında yüzde doksanı komşuların araya girmesiyle tatlıya bağlanırdı.

Ama günümüzde basın-yayın kuruşluşlarının, bazı kanun adamlarının kışkırtmasıyla herkes her an en küçük ağız kavgasını mahkemeye götürmeye teşvik edilir oldu.

Sevgili peygamberimize iman eden çağdaşlarına Ashab denir.

Müslüman olarak Ashabı görenlere de “Tabiin” denir.

Hazreti Ömer döneminde sevdiğine kavuşamadan ölen Afra isimli kadınla Urve isimli erkeğin birlikte öldükleri ve iki kabri yan yana kazdıkları ve bu olayın destanının yayıldığı haberi Hazreti Ömer’e haber verildiğinde:

لَوْ أَدْرَكْتُ عَفْرَاءَ وَعُرْوَةَ لَجَمَعْتُ بَيْنَهُمَا
“Eğer Afra ile Urve’ye yetişebilseydim aralarını birleştirirdim” demiş. (İbn’ül Cevzi, Menakıb, Sayfa 81, Zehebi, Tarih-ül İslam, Muzaffer Can tercemesi, Cantaş yayınevi, sayfa 1136, İbni Asakir T. Dımışk 40/217-225; İbnu Makulâ 2/418; Nihayetu’l-İrab 2/201; Uyunu’l-Ahbar 4/129; Ensabu’-Eşraf 35/50)

Sevenleri kavuşturmak, dövüşenleri barıştırmak, dargınları konuşturmak işimiz bizim.

Hindistan ile Pakistan arasında silah değil, keskin dilin bile kullanılmaması için hem siyasi yetkililerimiz, hem sivil toplum kuruluşları hemen harekete geçmelidir.

Amerika, Avrupa Birliği ve İngiltere’den bir tek arabulucu rolünde gelen hiçbir kişiye izin verilmemeli.

Onlar, dostları kanlı kinli düşman yaparlar.

Hatta iki ülkede İngilizlerden zarar görmeyen ev yoktur.

#MahmutToptas #Mhmt190306

(8)

Loading Facebook Comments ...